Göğüs Hastalıkları

1-SİGARA
hastalık ve ölümleri önlenebilir sebepleri arasında birinci sırayı sigara almaktadır. Sigara nikotin isimli bağımlılık yapıca maddenin 4000’den fazla zehirli madde ile bir arada bulunduğu tüketici ürünüdür. Sigara psikoaktif bir maddedir; bağımlılığı nikotin yapmaktadır. Bağımlılık eroin ve kokainle eş değerdedir. Türkiye’de 35 yaş ve üstü ölümlerin %10 sigaradan kaynaklanır. Tüm akciğer kanserlerinin %90’ından sigara sorumludur. Sigaraya erken başlamak, günde içilen sigaranın fazlalığı ve toplam sigara içilen sürenin uzunluğu riski arttırır.Bıraktıktan sonra (her yıl azalarak )10 yıl sonra kanser riski azalır.Sigara içmeyen fakat pasif olarak sigara dumanına maruz kalanlarda akciğer kanseri riski artar.
SİGARA BIRAKMA YÖNTEMLERİ
Kişiye sigaranın zararları konusunda bilgi verilmeli, bağımlılığın mekanizması anlatılmalıdır. Başarı oranı hastanın kararlılığına bağlıdır. Sigarayı bırakanların çoğu yardım almaksızın sigarayı bırakabilirler. Azaltarak bırakma yöntemi başarılı olmamaktadır. Kendiliğinden sigarayı bırakmayanlarda profesyonel destek gerekmektedir. Sigarayı bırakma poliklinikleri bu konuda yardımcı olmaktadır.
Sigarayı bırakma sürecinde yalnızca hekimler değil psikologlar, hemşireler, fizyoterapistler, sosyal gönüllüler görev alabilirler. Ancak tedavi belirlemede tıp doktoru yönlendirici olmalıdır.grup tedavisi olumlu sonuç vermektedir.
Medikal tedavide nikotin replasmanı (yoksunluk belirtilerini ortadan kaldırarak sigarasız günlerin ilk haftalarında olguya destek olmaktadır.) nikotin replasmanı sakız, transdermal flaster, nazal sprey ve inhalasyonla yapılabilir.
İlaç tedavisinde buprapion kullanılmaktadır.
İğneli yada ışınlı Akapuntur, hipnoz gibi yöntemlerin başarı oranı hastanın kararlılığına bağlıdır. Yinede %35’i geçmemektedir.
SOLUNUM FONKSİYONU TESTİ
Solunum sistemi fonksiyonlarındaki bozukluk ve anomalileri anlamak ve değerlendirmek için kullanılır. Kronik  öksürüğün astıma bağlı olup olmadığı, hastanın solunum fonksiyonlarının nekadar bozulduğu, tedavinin hastaya yararı olup olmadığı, hastanın nefes darlığının kardiak nedenine mi yoksa solunum bozukluğuna mı bağlı olduğunu, hava yolu darlığının ciddi derecede olup olmadığını değerlendirmemize yardımcı olur.
DİSPNE (NEFES DARLIĞI)
Normalde bilinçsiz olan soluma hareketlerinin bilincinde olmak veya soluma için çaba sarfetmektir. Akciğer hastalıkları, kalp hastalıkları, anemi (kansızlık) ve psikolojik nedenlerle olabilir.
BRONŞİAL ASTMA
Küçük hava yollarının kronik hastalığıdır. Astım tedavi ile veya kendiliğinden düzelebilen yaygın hava yolu hastalığıdır. Dispne en belirgin senptomudur. Oluşumunda genetik ve çevresel faktörler rol oynar. Kontrol altındaki hastalar atak (astım semptomları kısa sürede tekrar ortaya çıkması) geçirmezler. Ancak yeterli tedavi olmayan veya herhangi bir tetikleyici etkene maruz kalan hastalar atak geçirirler.hastaların düzenli olarak göğüs hastalıkları poliklinik kontrolünde olmaları gerekmektedir.
KOAH (KRONİK OBSTURİKTİF AKCİĞER HASTALIĞI)
Kronik bronşit+anfizeme bağlı olarak gelişen, ilerleyen hava akımı obsturiksiyonu (büyük hava yolu darlığı) ile karakterize hastalıktır. Sigara, hava kirliliği, mesleki maruziyet, sosyo-ekonomik belirtiler, nefes darlığı, balgam, hırıltılı solunum, göğüs ağrısı, ileri devrelerde kilo kaybı, kanama, uyku bozukluğu, psikolojik bozukluklardır. TEDAVİ : Devamlı ve düzenli kontrollerle sağlanabilir.
GRİP AŞISI (İNFLUENZA AŞISI)
Grip aşılar bir yıl önceki yılın influenza virüsleri ve varyasyonlarından hazırlanır. Her yıl hazırlanan inaktive edilmiş influenza virüs aşıları sonbahar (eylül ekim kasım) aylarında yapılır.erişkinlere ilkez yapıldığında 3 hafta ara ile 2  doz yapılır. Her yıl tek doz uygulanır. Çocuklara her yıl 1 aay ara ile  2 yarım doz yapılır. Hamileliğin bütün evrelerinde aşı uygulanabilir.
                        AŞI UYGULANMASI GEREKENLER;
-Yaşı 65 ve yukarı olanlar.
- Kronik hastalık nedeni ile ev ve bakım ünitelerinde bakılanlar.
- Kronik kalp ve akciğer hastalığı olanlar, erişkin ve çocuklar, (astmalı çocuklar dahil)
- Diabetliler, Renal disfonksiyonu olanlar, bağışıklığı baskılanmış hastalar
- Çocuk ve gençlerde uzun süre aspirin tedavisi
- Sağlık çalışanları
- Yüksek riskte gruptaki kişilerle temaslı ev halkı
Yumurta ve ürünlerine aşırı duyarlılığı olanlarda ve akut ateşli hallerde kontirendikedir.
PNÖMOKOK AŞISI (ZATÜREE AŞISI)
65 yaş üzerindekiler, 2-64 yaş arasında kronik kalp akciğer hastalığı olanlar, alkolizm, kronik akciğer hastalığı, fonksiyenel yada anatomik splenektomi, serobraspinal sıvı kacağıolan hastalar, bağışıklığı baskılanmış bireylere yapılması önerilir. Pnömokok aşısı diğer aşılarla eş zamanlı yapılabilir. 2 yaş altı çocuklar, 1. trimestirdeki gebeler yapılmamalıdır. KOAH’lı hastalara önerilmekte 5-10 yılda bir tekrarı önerilmektedir.
HEMOPTİZİ
Solunum sisteminden öksürükle kan gelmesidir. Ağızdan gelen kan gastrointestinal sistem, kanayan burun, dişetleri, ağız ve tonsillerdeki lezyondan gelebilir. Hemoptizi ile karıştırılmamalıdır. Hemoptizinin en sık ratlanan sebepleri; akciğer tüberkülozu, akciğer kanseri, bronşektazi, pnömoni, akciğer enfarktüsüdür.
 ÖKSÜRÜK
Akciğer hastalarında en sık görülen semptomdur. Öksürük akciğerlerin arınması için meydana gelen savunma mekanizmasıdır. Hastalar çoğunlukla sigara içtikleri için öksürük onlar için önemli değildir., sigaraya bağlıdır. Üst solunum yolları enfeksiyonları öksürükle seyreden ve genellikle 2-3 haftada geçer. Dirençli öksürükte ileri tetkike gerek vardır.
AKCİĞER TÜBERKÜLOZU
Tüberküloz dünyada en yaygın olan ve erişkinlerde en çok ölüme yol açan enfeksiyon hastalarıdır. Tüm organlarda görülebilir. Ensık görülen organ akciğerdir.(%85)
Tüberkilozda bulaşma solunum yolu ile olur.
Tüberkiloz hastalarının konuşma, öksürme, şarkı söyleme gibi aktiviteleri esnasında havaya damlacıklar yayılır. Bu damlacıkların solunum yollarına girmesiyle direnci düşük bireylerde hastalık oluşur. En bulaşıcı olgular balgamlarında basil olan (ARB+) olgularıdır. En çok bulaşma riski olanlar basil taşıyan kişilerin tedaviye alınan olgular 2 hafta sonra bulaşıcılıklarını kaybederler, giyecek ve tabak çatalla hastalık bulaşmaz. Belirtileri; sinsi seyredilir erken dönemde hiçbir semptom olmayabilir, yorgunluk halsizlik, iştahsızlık, ateş, gece terlemesi, kilo kaybı, 2-3 haftadan uzun süren öksürükte tüberküloz akla gelmeli. Radyoloji kontrolü yapılmalıdır. Balgam çıkarma, hemoptizi, göğüs ağrısı, nefes darlığı yakınmalarıda olabilmektedir.
Korunma;
1-     tüberkülozda en ucuz ve enetkili korunma yöntemi hastaların zamanında ve düzenli tedavi edilmesidir.(4’lü tedavi ile   4-6 ay içinde tedavi edilebilirler)
2-     BCG aşısı3-     Koruyucu tedavi; enfekte olmuş veya hastalanma şansı yüksek olan kişilerde hastalığı önlemek için yapılır.

Web Tasarım