Her yıl milyonlarca insan kalp krizi nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye'de de kalp ve damar hastalıkları, ölüm nedenlerinin başında geliyor. Peki şu anda kalp krizi geçirme riskiniz ne kadar yüksek? Belki de hiç düşünmedim diyorsunuz, ama riskli yaşam tarzıyla yaşayan milyonlarca kişi tam da bu düşüncededir. İşte bu yüzden kalp krizi risk faktörlerini bilmek, hayatınızı kurtarabilir.
Kalp krizi, kalbe giden kan damarlarının tıkanması sonucu kalp kasının oksijensiz kalmasıyla meydana gelir. Kalp, vücudunuzu pompalamak için sürekli çalışan bir kas. Bu kasın beslenebilmesi için daima kan akışına ihtiyacı vardır. Eğer damarlar plakların birikintisiyle darlaşırsa veya tamamen tıkanırsa, kalp kası boğulur, hatta kısmen ölür. İşte bu hayatı tehdit eden durumdur.
Kalp krizi ani başlar, hiçbir uyarı olmayabilir. Bir anda göğsünüzde şiddetli ağrı, sıkışma hissi, nefes darlığı, baş dönmesi yaşayabilirsiniz. Bazı insanlar ise hafif semptomlara sahibken, diğerleri çok geç fark edene kadar kritik duruma girebilir. Bu yüzden risk faktörlerini bilmek ve uygun yaşam tarzı değişiklikleri yapmak çok önemli.
Kalp krizi risk faktörleri iki gruba ayrılır. Birincisi kontrol edilemeyen risk faktörleri: yaş, cinsiyet, genetik yatkınlık, aile öyküsü. İkincisi ise kontrol edilebilen risk faktörleridir. İşte hayatınızı kurtarabilecek bu ikinci grup çok önemli.
Yüksek tansiyon, kalp krizi risk faktörlerinin en önemlilerinden biridir. Tansiyonunuz yüksekse, kalp ve damarlarınız sürekli zonklama altında çalışıyor demektir. Damarlar yorulur, zayıflar, iç duvarları hasar görür. İşte bu hasar noktalarına plakalar daha kolay yapışır ve tıkanıklık oluşur.
Pek çok insan tansiyon yüksekliğini bilmezdir. Belki hafif baş ağrısı, yorgunluk hissedersiniz ama bunları tansiyon yüksekliğine bağlamayız. Bu yüzden tansiyonuz düzenli olarak ölçülmelidir. Hedef değeri 120/80'in altında tutmalısınız. Eğer sürekli 140/90 ve üzerindeyse mutlaka ilaç tedavisi başlanmalıdır.
Kolesterol hiçkimsenin dostu değildir, özellikle LDL kolesterol. İçtiğiniz yağlı yemekler, yağlı etler, hazır gıdalar kolesterolinizi yükseltir. Yüksek kolesterol kanınızda plak birikintisine yol açar. Bu plaklar damarlarınızı daraltır, kan akışını engeller. Sonuç? Kalp krizi.
Ailede erken yaşta kalp hastalığı varsa, genetik yatkınlığınız olabilir. Bu durumda kolesterol kontrol daha da kritik hale gelir. Tam lipid profili testini yılda en az bir kez yaptırmalısınız. LDL kolesterolünüzün 100 mg/dL'nin altında olması idealidir.
Sigara içenlerin kalp krizi geçirme riski, içmeyenlerin 2-4 katıdır. Nikotin kalp atış hızını artırır, tansiyon yükseltir. Karbon monoksit kan oksijen taşıyıcı kapasitesini azaltır. Sigaradaki kimyasallar damarları tahrişe uğratır, plak oluşumunu hızlandırır. Eğer sigara içiyorsanız, bu yazıyı okuduğunuz anda bırakmalısınız. Hiçbir gerekçe sigara içmeyi haklı kılamaz.
Pasif sigara dumanı da tehlikeli. Eşiniz, arkadaşlarınız sigara içiyorsa, onları etkilediğiniz kadar siz de zararlı dumanın içindeysiniz. Çevrenizdekilerden sigara içmemesini isteyin.
Her fazla kilo, kalbinize ek yük getirir. Obez kişilerde kalp krizi riski normal kilolu kişilere göre 3-4 kat daha yüksektir. Aşırı kilo tansiyonu yükseltir, kolesterolü artırır, diyabet riskini çoğaltır. Beden kitle indeksiniz (BMI) 25-29.9 arasındaysa fazla kilo, 30 ve üzerindeyse obezite sınıfında sayılırsınız.
Kilo vermek sadece kalp sağlığınız için değil, genel sağlığınız için de çok önemlidir. Haftada 150 dakika orta şiddette egzersiz yapın, dengeli beslenin. Her 5 kilo kaybı kalp krizi riskini belirgin şekilde azaltır.
Diyabeti olan kişilerin kalp krizi geçirme riski diyabeti olmayanlara göre 2-4 kat daha fazladır. Yüksek kan şekeri damarları hasar verir, plak oluşumunu hızlandırır. Diyabetliler genellikle tansiyon ve kolesterol sorunları da yaşarlar, bu da riski arttırır.
Tip 2 diyabet çoğu zaman obezite ve hareketsiz yaşamdan kaynaklanır. Düzenli spor, sağlıklı beslenme, kilo verme ile diyabetin gelişimini veya ilerlemesini durdurmak mümkündür. Eğer diyabetiniz varsa kan şekerinizi sıkı kontrol altında tutmalısınız.
Sedanter yaşam, yani çok az hareket etme, kalp krizi risk faktörlerinin belki de en az dikkat çekeni ama çok önemlisidir. Fiziksel aktivite yapmayanların kalp krizi geçirme riski aktif yaşayanların iki katıdır. İşte oturup Türkçe çalan adamlar, bilgisayar başında günleri harcayanlar, arabayla her yere gidenler...
Düzenli egzersiz kalp ve damar sistemini güçlendirir. Kalp kasını antrenman yaptırır, daha sağlıklı, daha güçlü çalışmasını sağlar. Haftada en az 150 dakika tempolu yürüyüş veya 75 dakika yüksek şiddette egzersiz önerilir. Spor salonuna gitmeye gerek yok; parkta yürüyüş, eve çıkılan yürüyüş, bisiklet, yüzme, dans da saymaktadır.
Sürekli stres altında yaşamak kalbinize zarar verir. Stres hormonu olan kortizol ve adrenalin kalp atış hızını artırır, tansiyon yükseltir, kan damarlarını daraltır. Kronik stres kalp krizi riskini belirgin şekilde artırır.
İş stresinden, aile problemlerinden, finansal kaygılardan korunmak imkansız. Ama stresinizi yönetmek mümkündür. Meditasyon, yoga, derin nefes egzersizleri, hobiler, sosyal ilişkiler stresi azaltır. Her gün 10-15 dakika meditasyon veya nefes egzersizi yapmak bile kalbinize çok fayda sağlar.
Düzensiz uyku, yetersiz uyku veya uyku apnesi gibi uyku bozuklukları kalp krizi riskini artırır. Kalbi, vücudu dinlendirmiyor, sürekli zorlanıyor, stres altında kalıyor. Yeterli uyku almayan kişilerde tansiyon yükselir, kolesterol artışı görülür, kilo alımı hızlanır.
Gece 7-8 saat kesintisiz uyku uyumaya çalışın. Yatmadan önce elektronik cihazlardan uzak durun. Uyku odasını serin, karanlık, sessiz tutun. Düzenli uyku saati belirleyin. Eğer uyku apnesi şüpheniz varsa (gece horlama, nefes durması, sabah yorgun uyanma), uyku testine gidin.
Aşırı alkol tüketimi tansiyonu yükseltir, kalp ritmi bozukluğu yaratır, kalp kasını zayıflatır. Günlük birden fazla içki alkol içenlerde kalp krizi riski belirgin şekilde artar. Alkol aynı zamanda trigliserit düzeyini yükselterek plak oluşumuna katkıda bulunur.
Alkohl tamamen bırakmalısınız veya çok sınırlı tüketmelisiniz. Erkekler haftada 14 standarddan fazla içki, kadınlar 7 standarddan fazla içki tüketmemelidir. Bir standar içki yaklaşık 12 oz (355 ml) bira, 5 oz (148 ml) şarap veya 1.5 oz (44 ml) spirt demektir.
Kronik enfeksiyonlar, özellikle diş hastalıkları, kalp krizi riskini artırır. Ağız ve diş bölgesindeki bakteri kana karışabilir, kalbe yol bulabilir. Baktryel endokarditis denen kalp iç zarfının enfeksiyonu çok ciddidir. Ayrıca grip ve pnömoni gibi solunum yolu enfeksiyonları da kalp krizi riskini arttırabilir.
Dişlerinize iyi bakın, yılda iki kez diş hekimine gidin. Solunum yolu enfeksiyonlarında uygun tedavi alın. Grip aşısı olmaktan uzak durmayın, özellikle 65 yaş üstüyseniz.
Risk faktörleri varsa kalp krizi geçirme olasılığı vardır. Ancak tetikleyiciler anında saldırıyı başlatabilir. Ani stres, aşırı eforlu egzersiz, çok ağır öğün, uyku eksikliği, aşırı soğuk gibi durumlar birden kalp krizini tetikleyebilir.
Sabah saatleri kalp krizi için riskli bir dönemdir. Sabahın erken saatlerinde kan basıncı ve kalp atış hızı artar. Yoğun egzersiz yaparken, ağır kaldırırken, hızlı koşarken risk artış gösterir. Ani ruh haline kapılmak, öfke patlaması, evlilik kavgası gibi duygusal tetikleyiciler de kalp krizine yol açabilir.
Kalp krizi belirtilerini bilmek hayat kurtarabilir. En sık görülen belirti göğüs ağrısı veya baskısıdır. Hastalar "sanki kalp bölgesime bir ağırlık bastırıyor", "göğsüm sıkışıyor", "ağır bir baskı hissediyorum" derler. Bu ağrı koldan, omuzdan, çeneye yayılabilir.
Nefes darlığı kalp krizinin başka bir işaretidir. Eğer hiçbir fiziksel neden olmaksızın ani nefes darlığı yaşıyorsanız, bu kalp krizi habercisi olabilir. Bazı hastaların sudoresis, yani aşırı terleme olur, özellikle soğuk terleme. Bulantı, kusma, baş dönmesi, zayıflık, çarpıntı da görülebilir.
Kadınlarda kalp krizi belirtileri biraz farklı olabilir. Kadınlar sıklıkla göğüs ağrısından ziyade nefes darlığı, bulantı, yorgunluk şikayeti ile gelirler. Bu yüzden yapılan yanlış tanılar ve gecikmiş tedaviler kadınlarda daha sık görülür.
Eğer bu belirtilerden hızlı, ani başlayan bir kombinasyonu yaşıyorsanız, hemen 112 arayın veya acile koşun. Dakikalar çok önemlidir. İlk 12 saat içinde verilen tedavi hayat kurtarabilir, hasar azaltabilir.
Kalp krizi risk faktörleriniz varsa, yaşam tarzı değişiklikleri yapabilirsiniz. Sigara içiyorsanız bırakın. Eğer işi zor oluyorsa, terapist yardımı alın, nikotin replasman tedavisi başlatın. Hiçbir bağlantı için sigara içmeye değmez.
Sağlıklı beslenmeye dikkat edin. Tuz, şeker, yağ tüketimini azaltın. Meyve, sebze, tam tahıl, balık bol tüketin. Hazır gıda, fast food, şekerli içecekleri bırakın. Akdeniz diyeti kalp sağlığı için önerilen ideal beslenme şeklidir.
Düzenli egzersiz yapın. Her gün en az 30 dakika yürüyüş yapmak bile önemlidir. Haftada 3-4 gün spor yapın. Hareketsiz yaşamdan kaçın. Asansör yerine merdivenleri kullanın, araçla yapabileceğiniz kısa yolları yürüyerek gidin.
Kilo verin. Fazla kilodan kurtulun. Çok ağır diyet değil, dengeli, yavaş kilo verme hedefleyin. Her kilogram kayıp, kalp sağlığına katkı sunar.
Tansiyon, kolesterol, kan şekerini kontrol altında tutun. Düzenli testler yaptırın. Doktor tarafından önerilen ilaçları düzenli kullanın. Bu kontrol mekanizması kalp krizi seni içinde kurtarabilir.
Stresi yönetin. Meditasyon, yoga, nefes egzersizleri, hobi gibi aktivitelerle ruh halinizi düzenleyin. Kaygı ve depresyon varsa profesyonel yardım alın.
Yeterli uyuyun. Her gece 7-8 saat kesintisiz uyumaya özen gösterin. Uyku bozukluğu varsa tedavi ettirin.
Alkol tüketimini sınırlayın veya tamamen bırakın.
Sosyal ilişkilerinize önem verin. Yalnızlık kalp hastalığı riskini artırır. Aileniz, arkadaşlarınızla zaman geçirin.
Düzenli sağlık kontrolleri yaptırın. Kalp sağlığı açısından risk faktörleriniz varsa, yılda bir kez kardiyolog kontrolüne gidin. EKG, stres testi, kalp eko gibi testler yapılabilir.
Kalp krizi çok ani mı oluşur?
Kalp krizi genellikle ani başlar, ancak hazırlayıcı belirtiler aylar veya yıllar öncesinden başlamış olabilir. Damarlar yavaş yavaş darlaşır, risk faktörleri sessizce birikir. Ama tetikleyici olay sonrasında kriz aniden patlak verir. Bu yüzden risk faktörleriniz varsa hemen hareket etmelisiniz.
Kalp krizi yaşlılarda mı daha sık görülür?
Kalp krizi yaşlılarda daha sık görülse de, gençlerde de oluşabilir. 30'lu yaşlarda, hatta daha gençlerinde kalp krizi olmuş insanlar var. Sigara, obezite, yüksek tansiyon, diyabet, stres gençlerde de aynı tehlike yaratır. Yaş önemli değil, risk faktörleri önemli.
Kalp krizi bir kere geçirilirse tekrar olur mu?
Evet, kalp krizi geçiren kişilerde yeniden kalp krizi riski çok yüksektir. Bu yüzden ilk krizden sonra yaşam tarzı değişiklikleri çok ciddi ve kesin olmalıdır. İlaç tedavisi mutlaka uygulanmalı, kontroller düzenli yapılmalıdır. Fakat çoğu kişi ikinci krizi önleyebilir.
Kalp krizi örneğinde erkekler mi daha çok risk altında?
Evet, erkekler kalp krizi açısından daha riskli gruptur. Özellikle orta yaşlı erkeklerde risk daha yüksektir. Ama bu, kadınların risksiz olduğu anlamına gelmez. Menopoza giren kadınlarda risk erkekleri yakalamaya başlar. Sigara, diyabet, obezite, stres gibi risk faktörleri cinsiyete bakılmaksızın tehlikelidir.
Hangi doktora gitmeli?
Kalp krizi şüphesi varsa acil servise gitmelisiniz. Sağlığınız iyi ama risk faktörleriniz çoksa kardiyolog başvuru yapmalısınız. Kardiyolog kalp sağlığınızı değerlendirecek, gerekli testleri yapacak, tedavi veya koruma planı oluşturacaktır.
Kalp krizi tamamen önlenebilir mi?
Genetik ve yaş gibi kontrol edilemeyen faktörler var. Ama risk faktörlerinin kontrol edilebilen kısmı çok büyüktür. Yaşam tarzı değişiklikleri ile kalp krizi riskini %70-80 azaltmak mümkündür. Tamamen önlemek garantisi yoktur ama riski minimuma indirmek mümkündür.
Kalp krizi belirtileri erkek ve kadında aynı mı?
Hayır, kadınlarda belirtiler biraz farklı olabilir. Kadınlarda nefes darlığı, bulantı, yorgunluk daha sık görülür. Erkeklerde ise tipik göğüs ağrısı daha sık gelişir. Kadınlar kendi belirtilerini tanıyıp acile zamanında gitmeleri önemlidir.
Kalp krizi önleme konusunda yapabileceğiniz çok şey var. Risk faktörlerini bilmek, birinci adımdır. Tetikleyicileri tanımak, ikinci adımdır. Ama en önemlisi, bu bilgileri harekete dönüştürmektir. Sigara bırakmak, egzersiz yapmak, sağlıklı yemek, stresi azaltmak biraz zor olsa da, kalp krizi geçirmekten çok daha kolaydır.
Ailenizde kalp hastalığı öyküsü varsa, yaşam tarzı değişiklikleri daha da önemlidir. Şu anda sağlıklı olmanız, risk altında olmadığınız anlamına gelmez. Riskli yaşayan milyonlarca insan da kendilerini sağlıklı düşünüyor. Kalp krizi geçirenler genelde "hiç böyle bir şey olmayacağını düşünüyordum" diyorlar.
Kalbinizi koruyun. Bugün yapabileceğiniz değişiklikleri yapmaya başlayın. Sigara bırakın, hareket edin, doğru yiyin, stresini yönetin, uyuyun. Bunlar basit şeyler görünebilir ama hayat kurtarabilirler. Kalbiniz, hayatınızın merkezi. Onun için çalışın, onun için değişin. Çünkü hayatınızı korumak sizin elinizde.
Önemli Not: Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez. Detaylı bilgi için mutlaka bir uzmana başvurmalısınız.