Asherman Sendromu (İntrauterin Yapışıklıklar) Nedir? Detaylı Rehber
Lütfen Bekleyin

Asherman Sendromu (İntrauterin Yapışıklıklar) Nedir? Detaylı Rehber

Asherman Sendromu (İntrauterin Yapışıklıklar) Nedir? Detaylı Rehber

Küretaj sonrası adetleriniz kesildi veya azaldı mı, hamile kalmakta zorlanıyor musunuz, bu durumlar Asherman Sendromu olarak bilinen rahim içi yapışıklıkların belirtileri olabilir ve erken tanı ile tedavi edilebilir bir durumdur.

Asherman Sendromu rahim içi yapışıklık hastalığıdır (intrauterin sineşi/adezyon):

Tanım: Rahim iç duvarlarının birbirine yapışması, skar dokusu oluşumu, rahim boşluğunun kısmen veya tamamen kapanması, 1948'de Dr. Joseph Asherman tanımladı,

En sık neden: Küretaj (%90 olguda) özellikle tekrarlayan küretajlar (3+), enfeksiyonlu küretaj, rahim içinde parça kalması, eski metal küret yöntemi (modern vakum daha güvenli), doğum sonrası plasenta kalıntısı küretajı,

Diğer nedenler: Sezaryen (%5), miyom ameliyatı (myomektomi), endometrit (rahim enfeksiyonu), tüberküloz (%5 gelişmekte olan ülkelerde), spiral takma (nadir), rahim içi cerrahi (histeroskopi, ablasyon),

Belirtiler: Adet kesilmesi (amenore) %40 olguda, adet azalması (hipomenore) %45, tekrarlayan düşükler, hamile kalamama (infertilite), adet sancısı artışı (dismenore), bazı kadınlarda belirti yok, Tanı: Histerosalpingografi (HSG - rahim filmi) altın standart, histeroskopi (kesin tanı + tedavi), sulu ultrason (SİS - salin infüzyon sonografi), normal USG genellikle göstermez,

Tedavi: Histeroskopik cerrahi (yapışıklıkları kesme), hafif yapışıklık %70-90 başarı, orta %50-70, şiddetli %30-50, tedavi sonrası hormon tedavisi (östrojen 6-10 hafta), bazen spiral/balon yerleştirme (tekrar yapışma önleme), birden fazla ameliyat gerekebilir,

Tedavi sonrası gebelik: Hafif Asherman %75-85 hamile kalır, orta %50-60, şiddetli %20-40, tüp bebek (IVF) gerekebilir, gebelikte düşük/erken doğum riski artar, plasenta problemleri olabilir, Önleme: Gereksiz küretajdan kaçının, modern vakum yöntemi tercih edin, küretaj sonrası antibiyotik kullanın, küretaj sonrası adet 35-40 günde gelmediyse doktora gidin, küretajı doğum kontrol olarak kullanmayın.


Asherman Sendromu Nedir?

Asherman Sendromu rahim içinde (intrauterin) anormal skar dokusu (fibröz band) oluşumu ve bu skar dokusunun rahim duvarlarının birbirine yapışmasına neden olduğu bir durumdur, tıbbi terminolojide intrauterin sineşi (IUA - Intrauterine Adhesions) veya intrauterin adezyon olarak da bilinir. Bu hastalık ilk kez 1948 yılında İsrailli jinekolog Dr. Joseph G. Asherman tarafından "travmatik amenore" (travma sonrası adet kesilmesi) ismiyle tanımlanmıştır ve bu nedenle doktorun anısına Asherman Sendromu olarak adlandırılmaktadır.

Rahim iç duvarı (endometrium) normalde ön ve arka duvar olmak üzere iki tabakadan oluşur ve bu iki duvar birbirine yapışık değildir, aralarında boşluk bulunur, bu boşluk sperm ve yumurtanın buluşmasına, döllenen yumurtanın rahim içine gelmesine ve embriyo nun rahme tutunmasına olanak tanır. Asherman Sendromunun rahim iç zarında (endometrium) hasar oluşması ile başlar, hasarlı bölgeler iyileşirken normal doku yerine skar dokusu (fibröz doku) oluşur, bu skar dokusu rahim içinde bantlar şeklinde ön ve arka duvarı birbirine bağlar veya yaygın yapışıklıklar oluşturur, ağır vakalarda rahim boşluğu tamamen kapanabilir (obliterasyon).

Skar dokusu normal endometrium dokusundan farklıdır çünkü skar dokusu hormonal değişikliklere yanıt vermez (kalınlaşmaz, atılmaz), kan akışı yoktur veya çok azdır, elastik değildir ve sert fibröz yapıdadır, döllenen yumurtanın tutunmasına izin vermez. Hastalığın şiddeti yapışıklıkların yaygınlığına ve kalınlığına göre değişir:

Hafif (Grade 1): Rahim boşluğunun %25'inden azını etkiler, yapışıklıklar ince ve filamentöz (iplik gibi), tüp ağızları (tubal ostium) açık, rahim içi boşluğunun üst kısmı normal.

Orta (Grade 2): Rahim boşluğunun %25-75'ini etkiler, yapışıklıklar daha kalın ve fibröz, tüp ağızları kısmen görülebilir, rahim fondusu (üst kısmı) kısmen etkilenmiş.

Şiddetli (Grade 3): Rahim boşluğunun %75'inden fazlasını etkiler, kalın ve yaygın fibröz bantlar, tüp ağızları görülmez (tıkalı), rahim boşluğu büyük ölçüde veya tamamen oblitere (kapalı).

Asherman Sendromu gelişmiş ülkelerde nadir görülür (tahmini prevalans %1.5-2) ancak gelişmekte olan ülkelerde daha sık görülmektedir (özellikle enfeksiyonlu küretajlar nedeniyle), hastalığın gerçek sıklığı bilinmemektedir çünkü hafif vakalarda belirti olmayabilir ve tanı konulmayabilir. Tekrarlayan düşük öyküsü olan kadınlarda Asherman Sendromu prevalansı %5-39 arasında değişir, infertilite kliniğine başvuran kadınlarda %1.5-5, amenore (adet görememe) ile başvuran kadınlarda %7-15 oranında Asherman Sendromu tespit edilmektedir.


Asherman Sendromu Nedenleri

Asherman Sendromuna neden olan faktörler rahim içi zarına (endometrium) travma ve hasar veren durumları içerir ve bu nedenlerin anlaşılması hastalığın önlenmesi açısından çok önemlidir.

Küretaj (En Sık Neden - %90)

Küretaj Asherman Sendromunun en önemli ve en sık nedenidir ve özellikle belirli koşullarda risk çok artar:

Gebelik sonrası küretaj: Gebelikten sonra yapılan küretajlar en riskli durumdur çünkü gebelik sırasında rahim iç zarı daha yumuşak, daha kalın ve daha vaskülerize (damar dolu) hale gelir, bu durumda küretaj sırasında endometriumun derin tabakalarına (bazal tabaka) hasar verme riski artar. Missed abortion (kaçırılmış düşük - bebek kalbi durmuş ama vücut dışarı atmamış) sonrası küretaj riski %30-40'dır çünkü gebelik dokusu ile endometrium arasındaki bağlantı bozulmuştur. İnkomplet düşük (düşük başlamış ama tam olmamış) sonrası küretaj riski %15-25'tir. Doğum sonrası plasenta parçası kalması (retained placenta) nedeniyle yapılan küretaj riski %25-30'dur çünkü uterus büyük ve yumuşaktır.

Tekrarlayan küretajlar: Bir kez küretaj riski %0.5-1, iki kez küretaj riski %3-5, üç veya daha fazla küretaj riski %10-30'a çıkar, her küretaj endometrium bazal tabakasına biraz daha hasar verir ve rejenerasyon kapasitesini azaltır.

Enfeksiyonlu küretaj: Küretaj sırasında veya sonrasında enfeksiyon (endometrit) gelişirse risk 10-20 kat artar çünkü enfeksiyon doku hasarını şiddetlendirir ve skar dokusu oluşumunu tetikler.

Eski metal küret tekniği: Geçmişte kullanılan metal küret (kazıma) yöntemi endometrium bazal tabakasına ciddi hasar verirdi, modern vakum aspirasyon yöntemi çok daha güvenlidir ve Asherman riski %90 azalmıştır.

Rahim içinde parça kalması: Küretaj sonrası rahim içinde gebelik dokusu parçası kalmışsa ve bunun alınması için ikinci küretaj yapılırsa risk çok yüksektir (%30-50).

Sezaryen ve Obstetrik Cerrahi (%5-10)

Sezaryen ameliyatı sırasında rahim kesilir ve tekrar dikilir, bu süreçte rahim içi zarında travma oluşabilir ve skar dokusu gelişebilir. Tekrarlayan sezaryenler (özellikle 3 veya daha fazla) Asherman riskini artırır. Sezaryen sırasında rahim içi enfeksiyon gelişirse (endometrit, myometrit) risk daha da artar. Postpartum kanama (doğum sonrası aşırı kanama) için yapılan rahim içi balon tamponat veya cerrahi müdahale risk faktörüdür. Uterin arter embolizasyonu (kanama durdurmak için damarların tıkanması) sonrası Asherman riski %5-10'dur.

Miyom Ameliyatı (Myomektomi)

Miyomların (rahim kas dokusu tümörleri) cerrahi olarak çıkarılması işlemi sırasında rahim duvarında ve rahim boşluğunda travma oluşabilir, özellikle submukozal miyomlar (rahim içine doğru uzanan) çıkarılırken rahim iç zarında hasar riski yüksektir. Histeroskopik miyomektomi (rahim içinden miyom alınması) sonrası Asherman riski %2-5'tir. Açık veya laparoskopik miyomektomide rahim duvarına derin dikiş atılırsa ve bu dikiş rahim boşluğunu bozarsa yapışıklık riski artar.

Endometrit ve Enfeksiyonlar (%5-10)

Pelvik İnflamatuar Hastalık (PID) şiddetli rahim içi enfeksiyonuna neden olabilir ve bu enfeksiyon endometrium tabakasını kalıcı olarak hasar görür. Tüberküloz (verem) gelişmekte olan ülkelerde önemli bir nedendir (%5-10), akciğer tüberkülozu kan yoluyla pelvik bölgeye yayılır, hem tüplerde hem de rahim içinde yaygın yapışıklıklara neden olur, tüberküloza bağlı Asherman Sendromu genellikle çok şiddetli olur ve tedavisi zordur. Schistosomiasis (parazit enfeksiyonu) nadir ancak endemik bölgelerde görülür. Kronik endometrit (kronik rahim iltihabı) tedavi edilmezse yapışıklık oluşumuna katkıda bulunabilir.

Diğer Nedenler

Rahim içi spiral (IUD) takılması nadir de olsa yapışıklığa neden olabilir (risk %0.1-0.5), özellikle uzun süreli kullanımda ve enfeksiyon gelişirse. Endometrial ablasyon (aşırı adet kanaması tedavisi için rahim iç zarının yakılması) işlemi kasıtlı olarak endometriumun derinliklerine hasar verdiği için Asherman benzeri durum yaratır. Rahim anomalileri (septum, uterus unicornis) düzeltme cerrahisi sonrası yapışıklık riski vardır. Radyasyon tedavisi (kanser tedavisi) rahim bölgesine uygulanırsa endometrium hasarına neden olabilir. İdiyopatik (nedeni bilinmeyen) Asherman Sendromu %5-10 olguda görülür, bu kadınlarda hiçbir risk faktörü yoktur ama yapışıklık gelişmiştir (immünolojik faktörler şüpheleniliyor).


Asherman Sendromu Belirtileri

Asherman Sendromunun belirtileri yapışıklıkların yaygınlığına ve şiddetine göre değişir, bazı kadınlarda belirgin belirtiler olurken bazılarında hiçbir belirti olmayabilir.

Adet Düzensizlikleri (En Sık Belirti)

Amenore (adet görememe): Asherman Sendromu olgularının %40'ında görülür, rahim boşluğu tamamen veya büyük ölçüde kapanmışsa adet kanaması oluşamaz, özellikle küretajdan sonra adetlerin tamamen kesilmesi Asherman'ın klasik belirtisidir, hormon seviyeleri normal olabilir (yumurtlama devam ediyor) ama kan dışarı çıkamıyor.

Hipomenore (adet azalması): Olgularının %45'inde görülür, adet süresi kısalır (normalde 4-7 gün, Asherman'da 1-2 gün), adet miktarı belirgin azalır (1-2 ped yeterli), adet rengi daha koyu ve pıhtılı olabilir (çıkışta zorlanma nedeniyle).

Oligomenore (seyrek adet): Adet döngüsü uzar (35 günden fazla), bazı aylarda adet gelmez.

İnfertilite (Hamile Kalamama)

Asherman Sendromu olgularının %30-40'ında primer başvuru şikayeti infertilitedir, yapışıklıklar sperm ve yumurtanın buluşmasını engeller, rahim boşluğu daralmış veya deforme olmuşsa embriyo yerleşemez, sağlıklı endometrium dokusu azalmış veya yoksa embriyo tutunumu gerçekleşmez, tüp ağızları kapanmışsa yumurta rahime geçemez.

Tekrarlayan Düşükler

Asherman Sendromundan kadınların %15-30'unda tekrarlayan düşük öyküsü vardır, embriyo yapışıklık olan bölgeye yerleşirse kan akışı yetersiz olduğu için gelişemez ve düşer, plasenta sağlıklı endometriyuma tutun amaz ve plasental yetmezlik gelişir, erken düşükler (ilk 12 hafta) daha sık görülür. Gebelik oluşsa bile bazı komplikasyonlar görülebilir: plasenta previa (plasenta rahim ağzını kapatır), plasenta accreta (plasenta rahim kasına yapışır), intrauterin gelişme geriliği (IUGR - bebek yeterince büyüyemez), preterm doğum (erken doğum), postpartum kanama riski artar.

Dismenore (Adet Sancısı Artışı)

Önceden adet sancısı olmayan veya hafif olan kadınlarda küretaj sonrası şiddetli adet sancısı başlayabilir, bu durum hemotometra (rahim içinde kanın birikmesi) nedeniyle oluşur, kan rahim boşluğundan çıkamıyor ve birikerek rahim duvarına baskı yapıyor, bu durumda hastada adet zamanında şiddetli kramp tarzı ağrı, karın şişliği, bulantı görülür ama kan gelmez veya çok az gelir.

Asemptomatik (Belirtisiz) Olgular

Asherman Sendromu olgularının %5-15'inde hiçbir belirti yoktur, bu kadınlarda yapışıklıklar hafiftir ve rahim fonksiyonunu ciddi şekilde etkilememektedir, bu olgular genellikle başka nedenlerle yapılan histeroskopi veya HSG sırasında tesadüfen tespit edilir.


Asherman Sendromu Tanısı

Asherman Sendromu tanısı için detaylı öykü, fizik muayene ve görüntüleme yöntemleri kullanılır.

Klinik Öykü ve Fizik Muayene

Detaylı öykü çok önemlidir: küretaj öyküsü (özellikle gebelik sonrası), sezaryen veya rahim cerrahisi öyküsü, enfeksiyon öyküsü (endometrit, PID, tüberküloz), adet değişikliklerinin başlama zamanı (genellikle küretaj sonrası), infertilite süresi, tekrarlayan düşük sayısı. Jinekolojik muayenede genellikle anormal bulgu yoktur, rahim boyutu normal, rahim ağzı (serviks) normal, vajinal muayene normal, bu nedenle fizik muayene tek başına tanı koydurmuyor.

Histerosalpingografi (HSG - Rahim Filmi) - Altın Standart

HSG Asherman Sendromu tanısında en yaygın kullanılan ve en değerli yöntemdir, işlem rahim ağzından rahim içine radyoopak kontrast madde (iyotlu boya) enjekte edilmesi ve ardından X-ray görüntüleme ile rahim boşluğunun şeklinin değerlendirilmesidir. Asherman Sendromu HSG bulguları: Rahim boşluğunda dolma defektleri (kontrast dolmayan alanlar), düzensiz rahim konturu (normal üçgen şekil bozulmuş), rahim boşluğunda bantlar veya fibröz köprüler, tüp ağızlarının görülememesi (kapanma), rahim boşluğunun daralması veya tamamen obliterasyonu (kapanma).

HSG'nin avantajları nispeten ucuz, kolay uygulanır (10-15 dakika), poliklinik şartlarında yapılabilir, hem tanı hem de tüp açıklığını değerlendirir. Dezavantajları radyasyon maruziyeti (az miktarda), ağrılı olabilir, kontrast maddeye alerjik reaksiyon riski (%1), yalancı pozitif sonuç olabilir (mukus tıkacı veya spazm yapışıklık gibi görünebilir).

Histeroskopi - Altın Standart (Tanı ve Tedavi)

Histeroskopi rahim içinin direkt görüntülenmesi işlemidir ve Asherman Sendromu tanısında altın standarttır çünkü hem tanı hem de tedavi sağlar. İnce bir teleskop (histeroskop) vajinal yoldan, rahim ağzından rahim içine sokulur, rahim boşluğu özel sıvı (salin veya glisin solüsyonu) ile şişirilir ve kamera ile görüntülenir. Asherman Sendromu histeroskopi bulguları: İnce filamentöz (iplik gibi) bantlar (hafif Asherman), kalın fibröz bantlar (orta-şiddetli Asherman), yaygın yapışıklıklar ve rahim boşluğunun neredeyse tamamen kapanması (şiddetli Asherman), skar dokusunun beyazımsı renkte olması (normal endometrium pembe-kırmızı), vaskülarizasyon azlığı (skar dokusu kan damarı içermez), tüp ağızlarının görülememesi.

Histeroskopi avantajları kesin tanı sağlar, yapışıklıkların şiddeti ve yerini net gösterir, aynı seansta tedavi yapılabilir (histeroskopik cerrahi), diğer rahim patolojileri de tespit edilebilir (polip, miyom, septum). Dezavantajları maliyeti HSG'den yüksek, anestezi gerektirir (lokal veya genel), invaziv bir işlemdir, çok nadir rahim perforasyonu riski vardır (%0.1-0.3).

Sulu Ultrason (Salin İnfüzyon Sonografi - SİS)

SİS rahim içine steril salin solüsyonu enjekte edilerek ultrasonografi yapılmasıdır, salin rahim boşluğunu genişletir ve yapışıklıkların görülmesini kolaylaştırır. Avantajları poliklinik şartlarında yapılabilir, nispeten ucuz, radyasyon yok, ağrı minimal. Dezavantajları HSG ve histeroskopi kadar net değil, hafif yapışıklıklar kaçabilir, tedavi sağlamaz (sadece tanı).

Normal Ultrasonografi (Transva jinal USG)

Rutin ultrasonografide Asherman Sendromu genellikle görülmez çünkü endometrium kalınlığı normal veya normale yakın olabilir, yapışıklıklar ultrasonografide net seçilemez. Bazı ileri vakalarda endometrium çok ince (<3-4 mm) görülebilir veya hiç izlenmeyebilir, ancak bu bulgu spesifik değildir.


Asherman Sendromu Tedavisi

Asherman Sendromu tedavisinin ana hedefi yapışıklıkları açmak, rahim boşluğunun normal anatomisini restore etmek ve endometrium rejenerasyonunu sağlamaktır.

Histeroskopik Cerrahi (Ana Tedavi)

Histeroskopik cerrahi Asherman Sendromu tedavisinde altın standarttır ve yapışıklıkların doğrudan görülerek kesilmesi veya yakılması işlemidir.

İşlem Tekniği: Genel veya lokal anestezi altında yapılır, histeroskop vajinal yoldan rahim içine sokulur, rahim boşluğu sıvı ile genişletilir, yapışıklıklar histeroskopik makas, elektrokoter (monopolar veya bipolar) veya lazer ile kesilir, işlem sırasında ultrason eşliğinde çalışılır (rahim perforasyonu riskini azaltmak için), tüp ağızlarının açık olduğu kontrol edilir.

Tedavi Başarı Oranları: Hafif Asherman (Grade 1) %70-90 tek seansta tedavi, %90-95 iki seans sonrası, Orta Asherman (Grade 2) %50-70 tek seansta, %70-85 iki-üç seans sonrası, Şiddetli Asherman (Grade 3) %30-50 birden fazla seans gerekir, %50-70 maksimum başarı.

Komplikasyonlar: Rahim perforasyonu %0.1-1, kanama (genellikle minimal), enfeksiyon (nadir, antibiyotik profilaksisi ile önlenir), tekrarlayan yapışıklık (%10-30 olguda).

Ameliyat Sonrası Yardımcı Tedaviler

Yeniden Yapışmayı Önlemek İçin: Rahim içine spiral (IUD) yerleştirme (4-8 hafta süreyle), rahim içine balon kateter yerleştirme (3-7 gün süreyle), rahim içine hyaluronik asit jeli enjeksiyonu (fiziksel bariyer oluşturur), bu yöntemlerin kesin etkinliği tartışmalıdır ancak yaygın kullanılır.

Hormon Tedavisi: Yüksek doz östrojen tedavisi (2-3 ay süreyle) endometrium rejenerasyonunu uyarır, östrojen endometrium kalınlaşmasını sağlar, progesteron ekleme (son 10-14 gün) yapay adet kanaması oluşturur ve rahim boşluğunun açık olduğunu gösterir, en yaygın rejim konjuge östrojen 2.5 mg/gün + medroksiprogesteron asetat 10 mg/gün (son 10 gün) 2-3 ay boyunca.

Antibiyotik: Ameliyat sonrası enfeksiyonu önlemek için 5-7 gün antibiyotik önerilir.

Kontrol Histeroskopi: İlk tedaviden 6-8 hafta sonra kontrol histeroskopisi yapılarak yapışıklıkların tekrarlayıp tekrarlamadığı kontrol edilir, eğer tekrarlama varsa ikinci cerrahi gerekir.

Birden Fazla Ameliyat: Şiddetli Asherman Sendromunda 2-6 ameliyat gerekebilir, her ameliyattan sonra hormon tedavisi ve kontrol histeroskopi yapılır, bazı olgularda 3 ameliyattan sonra iyileşme olmazsa daha fazla ameliyat yapmanın anlamı yoktur.

Tüp Bebek (IVF) Tedavisi

Histeroskopik cerrahi sonrası rahim boşluğu açılmış ama tüp ağızları kapanmış kalmışsa IVF gerekir, histeroskopi sonrası en az 2-3 ay beklenerek IVF başlanır, endometrium kalınlığı en az 7-8 mm olmalı (IVF başarısı için), bazı olgularda endometrium çok ince kalır (<5 mm) ve IVF başarı şansı düşüktür, bu durumlarda yüksek doz östrojen, G-CSF (granulocyte colony-stimulating factor) enjeksiyonu, PRP (platelet-rich plasma) rahim içi enjeksiyonu gibi deneysel tedaviler denenebilir.

Tedavi Edilemeyen Olgular

Çok şiddetli Asherman Sendromunda (rahim boşluğu tamamen oblitere) tedavi mümkün olmayabilir, bu durumlarda taşıyıcı anne (surrogate mother) seçeneği düşünülebilir, evlat edinme de bir seçenektir.


Asherman Sendromu Tedavisi Sonrası Gebelik

Histeroskopik cerrahi ile tedavi edilen Asherman Sendromu hastalarında gebelik şansı yapışıklığın şiddetine göre değişir.

Gebelik Başarı Oranları

Hafif Asherman: %75-85 hamile kalır, %65-75 canlı doğum, genellikle spontan gebelik (doğal yolla), bazı olgularda IUI (aşılama) yeterli.

Orta Asherman: %50-60 hamile kalır, %40-50 canlı doğum, bir kısmı IVF gerektirir.

Şiddetli Asherman: %20-40 hamile kalır, %15-30 canlı doğum, çoğunda IVF gerekir, bazı olgularda hiç gebelik oluşmaz.

Gebelik Komplikasyonları

Asherman Sendromu tedavisi sonrası gebe kalan kadınlarda bazı riskler artar:

Düşük riski: Normal populasyona göre 2-3 kat yüksek (%20-30), özellikle ilk trimesterde (ilk 12 hafta), nedeni endometrium kalitesinin tam olarak normale dönmemesi.

Erken doğum: Normal populasyona göre 1.5-2 kat yüksek (%15-25), nedeni rahim boşluğunun deforme olması veya serviks yetmezliği.

Plasenta previa: Normal populasyona göre 3-5 kat yüksek (%3-5), plasenta rahim ağzını kapatır, sezaryen gerektirir.

Plasenta accreta/increta/percreta: Normal populasyona göre 5-10 kat yüksek (%2-5), plasenta rahim duvarına anormal derecede yapışır, doğumda ayrılmaz, ciddi kanama ve acil histerektomi (rahim alınması) riski.

Postpartum kanama: Plasenta sorunları nedeniyle doğum sonrası aşırı kanama riski artar.

İntrauterin gelişme geriliği (IUGR): Endometrium kan akışı yetersizse bebek yeterince büyüyemez.

Bu nedenle Asherman Sendromu tedavisi sonrası gebelikler yüksek riskli gebelik olarak kabul edilir ve yakın takip gerektirir: İlk trimester (0-12 hafta) düşük riski açısından yakın takip, İkinci trimester (13-26 hafta) serviks uzunluğu ölçümü (serviks yetmezliği tespiti), ultrason ile plasenta yerinin değerlendirilmesi, Üçüncü trimester (27-40 hafta) bebek büyümesinin yakın takibi, plasenta accreta şüphesi varsa MRI çekilmesi, doğum hastanede ve deneyimli ekip tarafından planlanmalı.


Asherman Sendromundan Korunma

Asherman Sendromu önlenebilir bir hastalıktır ve korunma stratejileri hastalık riskini önemli ölçüde azaltabilir.

Gereksiz Küretajlardan Kaçınma: Düşük (spontan abortus) sonrası bazı durumlarda bekleyici yaklaşım (expectant management) uygulanabilir, yani vücut kendiliğinden dokuyu atar ve küretaj gerekmez, tıbbi abortus (ilaç ile düşük) küretaja alternatif olabilir (misoprostol), ancak bu yöntemler her olguda uygun değildir.

Modern Vakum Yönteminin Kullanılması: Eski metal küret (kazıma) yöntemi yerine vakum aspirasyon tercih edilmeli, vakum yöntemi endometrium bazal tabakasına daha az hasar verir.

Ultrason Eşliğinde Küretaj: Küretaj mutlaka ultrason eşliğinde (görerek) yapılmalı, bu yöntem aşırı travmayı önler ve rahim perforasyonu riskini azaltır.

Enfeksiyondan Korunma: Küretaj öncesi ve sonrası antibiyotik profilaksisi uygulanmalı (tek doz veya 3-5 gün), küretaj sonrası 2 hafta cinsel ilişkiden kaçınılmalı (enfeksiyon riski), tampon kullanılmamalı (ped kullanılmalı).

Küretaj Sonrası Kontrol: Küretaj sonrası 35-40 günde adet gelmezse mutlaka doktora başvurulmalı (Asherman şüphesi), adet miktarında belirgin azalma varsa hemen değerlendirme yapılmalı. Küretajı Doğum Kontrol Olarak Kullanmamak: Tekrarlayan küretajlar Asherman riskini çok artırır, etkili doğum kontrol yöntemleri (hap, spiral, kondom) tercih edilmeli.

Gebelik Planlaması: İlk gebelikte küretaj riskini azaltmak için gebelik planlanmalı (istenmeyen gebeliklerden kaçınılmalı), folik asit takviyesi, sağlıklı yaşam tarzı düşük riskini azaltır.

Doğum Sonrası Dikkat: Doğum sonrası aşırı kanama varsa agresif küretaj yerine önce ilaç tedavisi (oksitosin, metilergometrin) denenebilir, balon tamponat veya uterin arter embolizasyonu da seçenekler.

Sezaryen Sayısının Sınırlanması: Mümkünse normal doğum tercih edilmeli, tekrarlayan sezaryenlerden kaçınılmalı (3+ sezaryen riski çok artırır).


Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Asherman Sendromu tedavi edilebilir mi?

Evet, Asherman Sendromu tedavi edilebilir bir hastalıktır ancak tedavi başarısı yapışıklığın şiddetine bağlıdır, hafif Asherman %70-90 oranında başarıyla tedavi edilir, orta şiddette %50-70, şiddetli vakalarda %30-50 başarı oranı vardır, histeroskopik cerrahi altın standart tedavi yöntemidir ve birden fazla ameliyat gerekebilir, tedavi sonrası hormon tedavisi ve yardımcı yöntemler (spiral, balon) kullanılır, bazı çok şiddetli olgularda tedavi mümkün olmayabilir.

Asherman Sendromu sonrası hamile kalabilir miyim?

Evet, Asherman Sendromu tedavisi sonrası hamile kalabilirsiniz ancak şans yapışıklığın şiddetine bağlıdır, hafif Asherman tedavisinden sonra %75-85 kadın hamile kalır, orta şiddette %50-60, şiddetli vakalarda %20-40 hamile kalabilir, bazı kadınlar spontan (doğal) hamile kalırken bazılarında tüp bebek (IVF) gerekir, endometrium kalınlığı çok önemlidir (en az 7-8 mm gerekli), bazı olgularda endometrium hiçbir zaman yeterli kalınlığa ulaşmaz ve taşıyıcı anne gerekebilir.

Asherman Sendromu neden olur?

Asherman Sendromu en sık küretaj sonrası oluşur (%90 olguda), özellikle gebelik sonrası küretajlar (missed abortion, inkomplet düşük, doğum sonrası plasenta kalıntısı) risklidir, tekrarlayan küretajlar riski çok artırır (3+ küretaj %10-30 risk), enfeksiyonlu küretaj riski 10-20 kat artırır, diğer nedenler sezaryen (%5-10), miyom ameliyatı, rahim enfeksiyonları (endometrit, tüberküloz), spiral kullanımı (nadir), bazı olgularda neden bilinmez (idiyopatik).

Asherman Sendromu belirtileri nelerdir?

En sık belirtiler adet kesilmesi (%40 olguda) veya adet azalması (%45 olguda) özellikle küretaj sonrası, hamile kalamama (infertilite) %30-40 olguda, tekrarlayan düşükler %15-30, adet sancısının artması (dismenore), bazı kadınlarda hiç belirti olmaz (%5-15), eğer küretaj sonrası adetleriniz kesildi, belirgin azaldı veya hamile kalamıyorsanız mutlaka doktora başvurmalısınız.

Asherman Sendromu nasıl tanı konur?

Tanı için histerosalpingografi (HSG - rahim filmi) en yaygın kullanılan yöntemdir, HSG'de rahim boşluğunda dolma defektleri, bantlar ve düzensiz kontur görülür, histeroskopi (rahim içini kamera ile görme) altın standarttır ve hem tanı hem tedavi sağlar, sulu ultrason (SİS) yardımcı olabilir ancak HSG kadar net değildir, normal ultrason genellikle Asherman'ı göstermez, detaylı öykü (özellikle küretaj öyküsü) çok önemlidir.

Asherman Sendromu ameliyatı nasıl yapılır?

Histeroskopik cerrahi ile yapılır, genel veya lokal anestezi altında, histeroskop (ince teleskop) vajinal yoldan rahim içine sokulur, rahim boşluğu sıvı ile genişletilir, yapışıklıklar makas veya elektrokoter ile kesilir, işlem 20-60 dakika sürer (yapışıklığın şiddetine göre), ameliyat sonrası rahim içine spiral veya balon yerleştirilebilir, 2-3 ay hormon tedavisi verilir, kontrol histeroskopisi 6-8 hafta sonra yapılır, bazı olgularda 2-6 ameliyat gerekebilir.

Küretaj sonrası Asherman riskini nasıl azaltabilirim?

Modern vakum yöntemi tercih edin (eski metal küret değil), küretaj mutlaka ultrason eşliğinde yapılsın, küretaj öncesi ve sonrası antibiyotik kullanın (enfeksiyonu önler), küretaj sonrası 2 hafta cinsel ilişkiden kaçının, küretaj sonrası 35-40 günde adet gelmezse hemen doktora başvurun, tekrarlayan küretajlardan kaçının (etkili doğum kontrol kullanın), küretaj deneyimli doktor tarafından yapılsın, düşük sonrası bazı durumlarda ilaç tedavisi (misoprostol) küretaja alternatif olabilir (doktorunuza sorun).

Asherman Sendromu ömür boyu kalır mı?

Hayır, tedavi ile Asherman Sendromu düzeltilebilir ancak tedavi sonrası bazı kadınlarda yapışıklıklar tekrarlayabilir (%10-30 olguda), tedavi edilen kadınların çoğu hamile kalabilir ve sağlıklı bebek doğurabilir, ancak bazı şiddetli olgularda tedavi başarısız olabilir ve kalıcı infertilite kalabilir, gebelik oluşsa bile bazı riskler devam eder (düşük, erken doğum, plasenta problemleri), bu nedenle tedavi sonrası gebelikler yüksek riskli kabul edilir ve yakın takip gerekir.


Sonuç

Asherman Sendromu rahim içi yapışıklık hastalığıdır ve en sık küretaj sonrası oluşur, özellikle gebelik sonrası küretajlar, tekrarlayan küretajlar ve enfeksiyonlu küretajlar yüksek risk taşır. Hastalığın belirtileri adet kesilmesi veya azalması, hamile kalamama, tekrarlayan düşükler ve adet sancısı artışıdır, ancak bazı kadınlarda hiç belirti olmayabilir. Tanı histerosalpingografi (HSG) ve histeroskopi ile konur, histeroskopi hem tanı hem de tedavi sağladığı için altın standarttır.

Tedavi histeroskopik cerrahi ile yapışıklıkların kesilmesidir ve tedavi başarısı yapışıklığın şiddetine bağlıdır, hafif Asherman %70-90, orta %50-70, şiddetli %30-50 oranında başarıyla tedavi edilir. Tedavi sonrası hormon tedavisi, spiral veya balon yerleştirme ve kontrol histeroskopisi önemlidir, bazı olgularda birden fazla ameliyat gerekir. Tedavi sonrası gebelik şansı hafif Asherman'da %75-85, orta şiddette %50-60, şiddetli vakalarda %20-40'tır, bazı kadınlarda tüp bebek (IVF) tedavisi gerekir.

Asherman Sendromu tedavisi sonrası gebelikler yüksek risklidir çünkü düşük, erken doğum ve plasenta problemleri riski artar, bu nedenle yakın takip şarttır. Asherman Sendromu önlenebilir bir hastalıktır ve korunma stratejileri gereksiz küretajlardan kaçınma, modern vakum yöntemi kullanma, ultrason eşliğinde küretaj, enfeksiyon profilaksisi ve küretaj sonrası kontrolleri içerir. Küretaj sonrası 35-40 günde adet gelmezse veya adet miktarında belirgin azalma varsa mutlaka doktora başvurmalısınız çünkü erken tanı ve tedavi başarı şansını artırır.

Önemli Not: Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez. Detaylı bilgi için mutlaka bir uzmana başvurmalısınız.

Bu makale Batı Anadolu Central Hospital Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.  Son Güncelleme: Aralık 2025