Doktorun Özeti: TOT ameliyatı, özellikle öksürme, hapşırma, gülme veya egzersiz sırasında ortaya çıkan stres tipi idrar kaçırmanın cerrahi tedavisinde değerlendirilen orta üretra askı yöntemlerinden biridir. Her idrar kaçırma türüne uygulanmaz. Ameliyat kararı öncesinde kaçırmanın tipi doğrulanmalı; pelvik taban tedavileri, diğer cerrahi seçenekler, sentetik askının kalıcı yapısı ve olası komplikasyonlar birlikte değerlendirilmelidir.
TOT, İngilizce Transobturator Tape ifadesinin kısaltmasıdır. Kadınlarda stres tipi idrar kaçırmanın cerrahi tedavisinde kullanılan sentetik orta üretra askı yöntemlerinden biridir. İşlem sırasında idrarın mesaneden dışarı taşınmasını sağlayan üretranın orta bölümünün altına ince bir sentetik askı yerleştirilir. Amaç, öksürme, hapşırma, gülme, koşma veya ağır kaldırma gibi karın içi basıncını artıran durumlarda üretraya ek destek sağlamak ve istemsiz idrar sızıntısını azaltmaktır.
TOT ameliyatında askı, pelvisin iki yanında bulunan obturator bölgeden geçirilir. Cerrahi genellikle vajina içerisindeki küçük bir kesi ile kasık-uyluk iç bölümündeki küçük giriş noktaları kullanılarak gerçekleştirilir. Bu nedenle klasik açık karın ameliyatlarından farklıdır ve çoğu hastada büyük bir karın kesisi gerektirmez. Bununla birlikte küçük kesilerle uygulanması, işlemin tamamen risksiz veya hiçbir ağrı oluşturmayan basit bir girişim olduğu anlamına gelmez.
TOT’ta kullanılan sentetik materyal geçici değildir; kalıcı implant olarak vücutta bırakılmak üzere tasarlanmıştır. Bu nedenle ameliyat kararı yalnızca “işlem kısa sürüyor mu?” veya “kaç gün sonra işe dönerim?” gibi sorular üzerinden verilmemelidir. Sentetik askının sağlayabileceği yararlar kadar erken ve geç dönem komplikasyonları, alternatif ameliyatların özellikleri ve ameliyatsız tedavi seçenekleri de görüşülmelidir.
TOT aynı zamanda bütün idrar kaçırma problemlerini çözen genel bir “mesane ameliyatı” değildir. Doğru hasta seçimi ameliyat başarısının temel koşullarından biridir. Bu nedenle ameliyat öncesinde idrar kaçırmanın stres tipi mi, sıkışma tipi mi yoksa karma tip mi olduğunun anlaşılması gerekir.
Kadınlarda idrar tutmayı sağlayan sistem yalnızca mesaneden oluşmaz. Üretranın çevresindeki destek dokuları, pelvik taban kasları, bağ dokuları ve sinir sistemi birlikte çalışır. Öksürme veya egzersiz sırasında karın içindeki basınç arttığında sağlıklı pelvik destek sistemi üretranın kapalı kalmasına yardımcı olur. Bu desteğin yetersizleşmesi durumunda artan basınç mesaneden üretraya aktarılabilir ve birkaç damladan daha fazla miktara kadar değişebilen istemsiz idrar sızıntısı ortaya çıkabilir.
Gebelik ve vajinal doğumlar, yaşla birlikte bağ dokusunda meydana gelen değişiklikler, fazla kilo, kronik öksürük ve pelvik tabanı uzun süre zorlayan farklı durumlar stres tipi idrar kaçırmanın gelişmesine katkıda bulunabilir. Ancak kişinin doğum yapmış olması tek başına ameliyat gerektirdiği anlamına gelmez. Şikâyetin ne kadar sık meydana geldiği, günlük yaşamı ne ölçüde etkilediği ve konservatif tedavilere verdiği yanıt da değerlendirilir.
Stres tipi idrar kaçırmada ilk basamakta çoğunlukla doğru teknikle uygulanan pelvik taban kas eğitimi ve yaşam tarzı düzenlemeleri değerlendirilir. Pelvik taban fizyoterapisinin doğru kasların bulunmasını, doğru şekilde kasılıp gevşetilmesini ve egzersizin kişinin günlük yaşamına uyarlanmasını sağlaması önemlidir. Şikâyeti hafif olan bazı kadınlarda bu yaklaşım yeterli olabilir ve cerrahi gereksinimi ortadan kaldırabilir.
Uygun süreyle yapılan ameliyatsız tedavilere rağmen kişinin yaşam kalitesini belirgin biçimde bozan stres tipi idrar kaçırma devam ediyorsa cerrahi seçenekler gündeme gelebilir. TOT bu seçeneklerden yalnızca biridir. Retropubik orta üretra askıları, kişinin kendi dokusundan hazırlanan askılar, kolposüspansiyon ve seçilmiş olgularda üretra çevresine hacim artırıcı madde enjeksiyonları gibi başka yöntemler de bulunmaktadır.
Burada önemli bir güncel nokta vardır: Uluslararası kılavuzların TOT konusundaki yaklaşımı tamamen aynı değildir. Bazı güncel kılavuzlar sentetik orta üretra askılarını stres tipi idrar kaçırmanın cerrahi seçenekleri arasında kabul ederken bazı kılavuzlar transobturator yaklaşımın rutin olarak kullanılmaması ve yalnızca belirli klinik durumlarda değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir. Bu nedenle TOT ameliyatı “her stres tipi idrar kaçırmada standart ilk ameliyat” şeklinde sunulmamalıdır.
Doktorunuzun Notu: İdrar kaçırmanın günlük yaşamı bozması cerrahi seçeneğin konuşulması için önemli olabilir; ancak ameliyat kararı yalnızca kaçırmanın miktarına göre verilmez. Pelvik taban tedavisinden alınan yanıt, kişinin beklentileri, önceki ameliyatları ve kullanılacak sentetik askının kısa ve uzun dönem özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.
TOT’un uygunluğunu anlamak için öncelikle idrar kaçırma türlerini birbirinden ayırmak gerekir. Çünkü hastanın “idrarımı kaçırıyorum” demesi tek başına hangi tedaviye ihtiyaç olduğunu göstermez. Kaçırmanın hangi durumda ortaya çıktığı tanının en önemli parçalarından biridir.
Öksürürken, hapşırırken, gülerken, koşarken, zıplarken veya ağır bir şey kaldırırken idrar kaçırılması stres tipi idrar kaçırmanın tipik özelliğidir. Buradaki “stres” kelimesi psikolojik stresi değil, karın içinde oluşan fiziksel basınç artışını ifade eder. Bazı kadınlarda yalnızca birkaç damla kaçırma olurken bazı kadınlarda egzersiz yapmayı, seyahat etmeyi veya günlük aktiviteleri sınırlayacak kadar belirgin olabilir.
TOT esas olarak bu idrar kaçırma tipi için geliştirilmiş cerrahi yöntemlerden biridir. Bununla birlikte stres tipi kaçırmanın bulunması otomatik olarak TOT ameliyatı yapılması gerektiği anlamına gelmez. Cerrahi öncesinde konservatif tedaviler ve diğer ameliyat seçenekleri de değerlendirilmelidir.
Sıkışma tipi idrar kaçırmada kişi aniden ortaya çıkan, ertelenmesi çok güç bir idrar yapma ihtiyacı hisseder ve tuvalete ulaşamadan idrar kaçırabilir. Gün içerisinde sık idrara çıkma ve gece birkaç kez tuvalete kalkma da tabloya eşlik edebilir. Bu durum stres tipi kaçırmadan farklı bir mekanizmaya sahiptir.
TOT, tek başına sıkışma tipi idrar kaçırmanın standart cerrahi tedavisi değildir. Bu hastalarda mesane eğitimi, yaşam tarzı düzenlemeleri, gerekli durumlarda ilaç tedavileri ve farklı aşırı aktif mesane tedavileri değerlendirilir. Sıkışma tipi kaçırması bulunan bir hastaya yalnızca “idrar kaçırıyor” diye TOT uygulanması beklenen sonucu sağlamayabilir.
Bazı kadınlarda hem öksürme-egzersiz sırasında kaçırma hem de ani sıkışma sonrasında tuvalete yetişememe birlikte görülür. Bu durum karma veya mikst tip idrar kaçırma olarak adlandırılır. Tedavi planında hangi belirtinin daha baskın olduğu önemlidir.
Stres tipi şikâyeti baskın bazı karma tip hastalarda cerrahi seçenekler değerlendirilebilir. Bununla birlikte ameliyat sonrasında stres tipi kaçırma düzelirken sıkışma yakınmalarının tamamen ortadan kalkmayabileceği hastaya önceden anlatılmalıdır. Bazı kişilerde ameliyat sonrasında yeni sıkışma yakınmaları da ortaya çıkabilir.
TOT ameliyatından önce yapılması gereken en önemli işlem, kişinin gerçekten cerrahiye uygun stres tipi idrar kaçırmaya sahip olduğundan emin olmaktır. İyi bir ameliyat öncesi değerlendirme yalnızca kaçırmanın varlığını değil, mesanenin depolama ve boşaltma fonksiyonlarını, pelvik taban yapısını ve eşlik eden jinekolojik sorunları da ele alır.
İlk aşamada ayrıntılı öykü alınır. Kaçırmanın hangi hareket sırasında ortaya çıktığı, ne kadar süredir devam ettiği, günde kaç kez yaşandığı, ped gerektirip gerektirmediği, sıkışma hissinin bulunup bulunmadığı ve gece idrara kalkma gibi ek belirtiler sorgulanır. Daha önce geçirilmiş rahim veya pelvik taban ameliyatları, gebelik ve doğum öyküsü, kullanılan ilaçlar ve nörolojik hastalıklar da değerlendirme açısından önemlidir.
Muayenede pelvik tabanın durumu, vajinal dokular ve pelvik organ sarkmasının bulunup bulunmadığı değerlendirilebilir. Öksürük veya ıkınma sırasında idrar kaçağının gözlenmesi tanıyı destekleyebilir. Özellikle belirgin sarkması bulunan kadınlarda idrar kaçırmanın mekanizması ve uygulanacak cerrahi plan farklılaşabilir.
İdrar yolu enfeksiyonu sık idrara çıkma, ani sıkışma ve idrar kaçırmayı artırabilir. Bu nedenle aktif enfeksiyon olasılığını dışlamak amacıyla idrar tahlili ve gerekli durumlarda idrar kültürü yapılabilir. Enfeksiyon bulunması halinde cerrahi değerlendirmeden önce uygun tedavi gerekebilir.
Bazı hastalarda birkaç gün boyunca sıvı alımının, idrara çıkma saatlerinin, kaçırma ataklarının ve ani sıkışmaların kaydedildiği mesane günlüğü oldukça yararlı bilgiler sağlayabilir. Bu kayıt stres tipi belirtilerle sıkışma belirtilerinin günlük yaşam içindeki ağırlığını daha objektif biçimde göstermeye yardımcı olur.
Kişi idrarını yaptıktan sonra mesanede kalan idrar miktarı ultrasonografik yöntemlerle ölçülebilir. Özellikle daha önce mesane boşaltma sorunu yaşamış, idrar akımı zayıf olan veya cerrahi sonrasında işeme güçlüğü açısından daha fazla risk taşıyan kadınlarda bu değerlendirme önem kazanabilir.
Hayır. TOT veya başka bir stres inkontinans ameliyatı öncesinde her hastaya rutin olarak ürodinamik inceleme yapılması zorunlu değildir. Tipik stres tipi idrar kaçırması bulunan, muayene ve temel değerlendirmeleri uyumlu kadınlarda işlem yapılmadan da cerrahi planlanabilir.
Buna karşılık tanının net olmadığı, karma tip yakınmaların belirgin olduğu, mesane boşaltım bozukluğundan şüphelenildiği, daha önce idrar kaçırma ameliyatı geçirildiği veya farklı karmaşık klinik durumlar bulunduğu kişilerde ürodinami daha fazla önem kazanabilir.
Stres tipi idrar kaçırmanın modern tedavisi doğrudan ameliyatla başlamaz. Tedavinin basamakları kişinin yakınmalarının şiddeti, yaşam kalitesine etkisi, diğer hastalıkları ve kişisel tercihleri doğrultusunda planlanır.
Pelvik taban kas eğitimi stres tipi idrar kaçırmada en önemli ameliyatsız tedavi seçeneklerinden biridir. Burada amaç yalnızca kişinin zaman zaman Kegel egzersizi yapması değildir. Pelvik taban kaslarının doğru bulunması, gerektiğinde fizyoterapist gözetiminde doğru kasılma tekniğinin öğrenilmesi ve programın yeterli süre düzenli biçimde uygulanması gerekir.
Pelvik taban eğitimi düşük riskli bir yaklaşım olduğu için cerrahiye geçmeden önce değerlendirilmesi önemlidir. Bazı kadınlarda şikâyetleri günlük yaşamı rahatlatacak düzeyde azaltabilirken bazı kadınlarda yeterli sonuç alınamayabilir. Bu durumda cerrahi seçenekler hasta ile birlikte değerlendirilebilir.
TOT ameliyatı genel veya bölgesel anestezi altında yapılabilir. Kullanılacak anestezi yöntemi kişinin sağlık durumu, uygulanacak ek işlemler ve anestezi değerlendirmesine göre belirlenir.
Cerrah vajinal duvardaki küçük bir kesi aracılığıyla üretranın orta bölümünün altına ulaşır. Sentetik askı obturator bölgeden geçirilerek üretranın altına yerleştirilir. Askı klasik anlamda üretrayı sıkıca bağlamak için kullanılmaz; amaç basınç arttığında üretranın altında destek oluşturmaktır.
Askının çok sıkı yerleştirilmesi idrar boşaltımını zorlaştırabileceği için cerrahi teknik önemlidir. Operasyon sonrasında kişinin normal biçimde idrar yapıp yapamadığı değerlendirilir. Gerektiğinde mesanede kalan idrar miktarı ölçülebilir veya kısa süreli kateter kullanımı gerekebilir.
TOT ve retropubik TVT, orta üretra askı ameliyatlarının farklı yollarla uygulanan türleridir. TOT askısı obturator bölgeden geçirilirken retropubik yöntemde askı pubik kemiğin arkasındaki bölgeden geçirilir.
İki yöntemin kısa dönem hasta tarafından bildirilen sonuçları birbirine yakın olabilir; ancak uzun dönem sonuçlarda retropubik orta üretra askılarının bazı çalışmalarda daha yüksek başarı göstermesi nedeniyle yöntem seçimi önem taşır. Öte yandan retropubik yaklaşımda mesane yaralanması ve işeme güçlüğü gibi bazı komplikasyonlar daha fazla görülebilirken transobturator yaklaşımda kasık ve uyluk ağrısı daha fazla ön plana çıkabilir.
Bu nedenle “TOT daha iyi” veya “TVT daha iyi” şeklinde bütün kadınlara uygulanabilecek tek bir cevap yoktur. Günümüzde karar, hastanın anatomisi, daha önce geçirdiği pelvik ameliyatlar, cerrahın deneyimi, uzun dönem beklentiler ve komplikasyon profili birlikte değerlendirilerek verilmelidir.
Literatürde TOT ve diğer orta üretra askı yöntemleri için yüksek iyileşme oranları bildirilmektedir; ancak çalışma tasarımları ve “başarı” tanımları birbirinden farklıdır. Bazı çalışmalar tam kuruluğu başarı olarak kabul ederken bazıları belirgin iyileşmeyi de başarıya dahil etmektedir. Bu nedenle tek bir yüzdeyi bütün hastalar için garanti edilen başarı oranı olarak kullanmak doğru değildir.
Güncel uluslararası kılavuzlar transobturator ve retropubik askıların kısa dönemde benzer hasta bildirimli sonuçlara ulaşabildiğini, buna karşılık uzun dönem sonuçların retropubik yöntemde daha iyi olabileceğini bildirmektedir. TOT’un yıllar boyunca etkisini koruduğu hastalar bulunduğu gibi zaman içerisinde yeniden stres tipi kaçırma gelişen kişiler de olabilir.
Bu nedenle ameliyat öncesindeki en doğru ifade “TOT kesin çözüm sağlar” değil, uygun seçilmiş hastalarda belirtilerde anlamlı düzelme sağlayabilir ancak başarısızlık veya zaman içerisinde tekrar ihtimali vardır şeklindedir.
TOT küçük kesilerle uygulansa da cerrahi bir işlemdir ve komplikasyon ihtimali taşır. Erken dönemde kanama, enfeksiyon, idrar yapmada güçlük veya mesanenin tam boşalamaması görülebilir. Bazı hastalarda geçici olarak kateter ihtiyacı ortaya çıkabilir.
Transobturator yol obturator kas ve sinir yapılarına yakın olduğu için kasık veya uyluk iç bölümünde ağrı bu yönteme özgü daha önemli sorunlardan biridir. Çoğu ameliyat sonrası ağrı zaman içerisinde azalabilir; ancak az sayıda hastada daha uzun süren ağrı gelişebilir ve bunun ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Ameliyat sonrasında daha önce bulunmayan ani sıkışma hissi, sık idrara çıkma veya sıkışma tipi idrar kaçırma ortaya çıkabilir. Daha önceden karma tip idrar kaçırması bulunan kadınlarda da stres tipi kaçırma düzelmesine rağmen sıkışma belirtileri devam edebilir.
Evet. Sentetik askı materyali vajinal dokunun içerisinde açığa çıkabilir veya erozyon olarak adlandırılan mesh ilişkili sorunlar gelişebilir. Bu durumda vajinal akıntı, kanama, cinsel ilişkide ağrı veya partnerin materyali hissetmesi gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
Her küçük mesh açığa çıkması aynı biçimde tedavi edilmez. Bulguların büyüklüğüne, kişinin yakınmalarına ve dokunun durumuna göre lokal tedaviler veya cerrahi girişim değerlendirilebilir.
Daha ciddi mesh komplikasyonlarında askının bir bölümünün veya tamamının çıkarılması gündeme gelebilir. Ancak TOT askısının anatomik olarak obturator bölgeden geçmesi nedeniyle materyalin tamamının çıkarılması her zaman kolay veya mümkün değildir. Bu nedenle sentetik implantın kalıcı niteliğinin ameliyat öncesinde hasta tarafından bilinmesi önemlidir.
Bazı kadınlarda ameliyat sonrasında cinsel ilişkide ağrı ortaya çıkabilir. Bunun nedeni vajinal kesi bölgesindeki hassasiyet, mesh açığa çıkması, skar dokusu veya kronik pelvik-kasık ağrısı gibi farklı durumlar olabilir.
Buna karşılık idrar kaçırmanın cinsel ilişki sırasında oluşturduğu kaygının azalması bazı kadınların cinsel yaşamını olumlu da etkileyebilir. Bu nedenle ameliyatın cinsel fonksiyon üzerindeki etkisi bütün hastalarda aynı değildir.
Doktorunuzun Notu: Sentetik askıyla ilişkili komplikasyonlardan söz edilmesi ameliyatın mutlaka sorun çıkaracağı anlamına gelmez. Ancak mesh kalıcı bir implanttır ve nadiren ortaya çıkan uzun dönem sorunların tedavisi bazen ilk ameliyattan daha karmaşık olabilir. Bu nedenle ameliyat öncesinde yararlar kadar bu olasılıkların da açıkça konuşulması gerekir.
TOT ameliyatından sonraki iyileşme kişiden kişiye değişir. Operasyonun yalnızca TOT olarak mı yapıldığı, eş zamanlı başka jinekolojik işlemlerin bulunup bulunmadığı, kişinin yaşı ve genel sağlık durumu günlük yaşama dönüş süresini etkiler. Bazı kadınlar kısa süre içerisinde hafif günlük aktivitelerini yapabilirken bazı kişilerde ağrı veya idrar yapma güçlüğü nedeniyle daha uzun takip gerekebilir.
Ameliyat sonrasında özellikle vajinal bölgede hafif kanama veya akıntı, kasık-uyluk bölgesinde ağrı ve hareket sırasında hassasiyet görülebilir. Bunların giderek azalması beklenir. Ağrının günler içerisinde hafiflemesi yerine giderek artması, yürümede belirgin güçlük oluşturması veya haftalar boyunca devam etmesi durumunda kontrol gerekir.
Geçici işeme güçlüğü görülebilir. Ameliyat sonrasında mesanenin dolduğu hâlde kişinin yeterince idrar yapamaması durumunda mesanede kalan idrar ölçülebilir ve geçici kateter uygulanabilir.
Çoğu geçici boşaltım sorunu takip içerisinde düzelebilir. Buna karşılık kalıcı mesane boşaltım problemi gelişirse askının fazla gerginliği veya başka nedenler açısından değerlendirme yapılabilir. Bazı durumlarda ek girişim gerekebilir.
Ameliyat sonrasında pelvik tabanı ve cerrahi alanı zorlayabilecek ağır kaldırma ve yoğun egzersizler belirli bir süre sınırlandırılabilir. Ancak bütün hastalar için geçerli tek bir kilogram sınırı veya kesin gün sayısı vermek doğru değildir.
Yapılan işlemin kapsamına göre cerrahın verdiği ameliyat sonrası talimatlar esas alınmalıdır. Hafif yürüyüş gibi günlük hareketlere daha erken başlanabilirken ağırlık kaldırma ve yüksek tempolu egzersizlere dönüş daha kontrollü planlanabilir.
Vajinal kesi bölgesinin iyileşmesi için ameliyat sonrası belirli bir süre cinsel ilişkiden kaçınılması gerekebilir. Bu süre yapılan ameliyatın kapsamına, dokuların iyileşmesine ve kontrol muayenesine göre değiştiğinden herkese aynı tarih verilmesi doğru değildir.
Cinsel ilişkiye yeniden başlandıktan sonra belirgin ağrı, kanama veya vajinada yabancı cisim hissi ortaya çıkarsa değerlendirme yapılmalıdır. Mesh açığa çıkması gibi durumlar bu tür belirtilerle kendini gösterebilir.
İdrar yapamama, giderek artan şiddetli ağrı, ateş, kötü kokulu vajinal akıntı, belirgin kanama veya genel durumda bozulma ameliyat sonrasında değerlendirilmesi gereken belirtilerdir. Aynı şekilde ameliyattan aylar veya yıllar sonra başlayan kalıcı kasık ağrısı, cinsel ilişkide yeni ağrı, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları veya yeniden başlayan idrar kaçırma da göz ardı edilmemelidir.
Doktorunuzun Notu: Ameliyat sonrası ilk günlerde ağrı veya hareketlerde hassasiyet yaşanması ile aylarca devam eden kasık ağrısı aynı durum değildir. İlk dönemdeki yakınmalar genellikle iyileşmeyle azalırken yeni başlayan veya uzun süre devam eden ağrı, idrar problemleri ve vajinal yakınmaların ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
TOT stres tipi idrar kaçırmanın tek cerrahi çözümü değildir. Cerrahi gereksinim ortaya çıktığında retropubik orta üretra askısı, kişinin kendi dokusunun kullanıldığı otolog fasya askısı, Burch kolposüspansiyonu ve seçilmiş hastalarda üretra çevresine hacim artırıcı madde enjeksiyonu gibi seçenekler değerlendirilebilir.
Retropubik orta üretra askısı sentetik mesh kullanan diğer temel yöntemlerden biridir ve uzun dönem başarı açısından önemli bir alternatiftir. Buna karşılık mesane perforasyonu ve bazı işeme sorunlarının risk profili transobturator yöntemden farklıdır. Bu nedenle yöntemler yalnızca “hangisi daha kolay?” sorusuyla karşılaştırılmaz.
Otolog fasya askısında kişinin kendi dokusu kullanıldığı için sentetik mesh bulunmaz. Ancak bu yöntem daha kapsamlı cerrahi gerektirebilir ve ameliyat sonrası işeme güçlüğü riski farklı olabilir. Burch kolposüspansiyonunda da sentetik orta üretra askısı kullanılmaz; bunun yerine mesane boynu çevresindeki dokular cerrahi olarak desteklenir.
Üretra çevresine hacim artırıcı madde enjeksiyonları daha az invaziv bir seçenek olabilir ancak orta üretra askıları kadar kalıcı veya güçlü sonuç sağlamayabilir ve zaman içerisinde tekrar enjeksiyon gerekebilir. Bu nedenle “ameliyatsız gibi” görünmesi otomatik olarak herkes için daha iyi olduğu anlamına gelmez.
Cerrahi yöntemin belirlenmesinde kişinin sentetik mesh konusunda tercihi de önemlidir. Ortak karar verme, yani cerrahın bütün uygun seçenekleri yararları, riskleri ve uzun dönem sonuçlarıyla açıklaması ve hastanın kendi öncelikleri doğrultusunda karar vermesi stres tipi idrar kaçırma cerrahisinin önemli parçalarından biridir.
Öksürme, hapşırma, egzersiz veya ağır kaldırmayla idrar kaçıran kadınlar Kadın Hastalıkları ve Doğum, özellikle Ürojinekoloji, veya kadın alt üriner sistemi konusunda deneyimli Üroloji bölümlerine başvurabilir.
İlk değerlendirmede doğrudan TOT ameliyatı planlanması gerekmez. Öncelikle idrar kaçırmanın tipi belirlenir, pelvik taban fonksiyonları değerlendirilir ve ameliyatsız seçeneklerden yeterli fayda alınıp alınmadığı gözden geçirilir.
Cerrahi düşünüldüğünde TOT’un yanı sıra retropubik askı, otolog askı ve diğer cerrahi yöntemler hakkında da bilgi verilmesi önemlidir. Özellikle sentetik materyalin kalıcı olması nedeniyle hasta bilgilendirmesi operasyon kararının önemli bir parçasıdır.
İdrar kaçırma çoğu durumda acil bir durum değildir. Bununla birlikte ameliyat sonrasında hiç idrar yapamama, ateş, ciddi kanama, hızla artan ağrı veya belirgin genel durum bozukluğu varsa planlı poliklinik kontrolünün beklenmemesi gerekir.
TOT ameliyatı kaç dakika sürer?
TOT çoğu zaman uzun süren bir açık ameliyat değildir; ancak bütün hastalar için geçerli kesin bir dakika vermek doğru olmaz. İşlem süresi cerrahi tekniğe, kişinin anatomisine, daha önce geçirdiği ameliyatlara ve aynı seansta başka bir işlem yapılıp yapılmadığına göre değişebilir. Ameliyatın kısa sürmesi cerrahi risklerin olmadığı anlamına gelmez. Hastanede kalış ve taburculuk süresi de kişinin ameliyat sonrası idrar yapma durumu ve genel sağlık özelliklerine göre belirlenir.
TOT ameliyatından sonra idrar kaçırma tekrarlar mı?
Evet, tekrarlayabilir. TOT uygun hastalarda stres tipi idrar kaçırmayı belirgin biçimde azaltabilir veya ortadan kaldırabilir ancak hiçbir cerrahi yöntem bütün hastalar için yaşam boyu garanti vermez. Zaman içerisinde pelvik taban dokularındaki değişiklikler, kilo, yaş ve başka faktörler yeniden kaçırmaya katkıda bulunabilir. Tekrar eden idrar kaçırmanın stres tipi mi yoksa sıkışma tipi mi olduğu da tedavi planlanmadan önce yeniden belirlenmelidir.
TOT ameliyatından sonra kasık ağrısı ne kadar sürer?
Ameliyat sonrasında kasık veya uyluk iç bölümünde geçici ağrı görülebilir; transobturator yolun anatomisi nedeniyle bu şikâyet TOT sonrasında özellikle dikkate alınır. Çoğu erken ameliyat sonrası ağrının iyileşme ilerledikçe azalması beklenir ancak herkes için kesin bir gün sayısı verilemez. Giderek artan veya haftalar boyunca kalıcı olan ağrı değerlendirilmelidir. Uzun süreli ağrıda sentetik askıyla ilişkili sorunlar ve diğer kas-iskelet nedenleri birlikte araştırılabilir.
TOT ameliyatında kullanılan mesh ömür boyu kalır mı?
TOT sırasında yerleştirilen sentetik askı kalıcı implant olarak tasarlanmıştır ve rutin olarak daha sonra çıkarılmaz. Çoğu kişide vücutta kalmaya devam eder. Mesh açığa çıkması, kronik ağrı veya başka ciddi komplikasyonlar gelişirse kısmi ya da tam çıkarma gündeme gelebilir; ancak transobturator askının tamamının çıkarılması anatomik yerleşimi nedeniyle her zaman kolay veya mümkün olmayabilir. Bu nedenle sentetik materyalin kalıcı niteliği ameliyat öncesinde açık biçimde konuşulmalıdır.
TOT ile TVT arasındaki fark nedir?
Her ikisi de stres tipi idrar kaçırmada kullanılan orta üretra askı yöntemleridir ancak askının vücutta izlediği yol farklıdır. TOT obturator bölgeden, retropubik TVT ise pubik kemiğin arkasından geçirilir. Kısa dönem sonuçları birçok hastada benzer olabilirken uzun dönem sonuçlar ve komplikasyon profilleri farklılık gösterebilir; transobturator yöntemlerde kasık ağrısı, retropubik yöntemde ise mesane yaralanması gibi bazı riskler daha fazla ön plana çıkabilir. Hangi yöntemin uygun olduğu kişisel değerlendirmeyle belirlenmelidir.
TOT, yani Transobturator Tape ameliyatı, kadınlarda özellikle öksürme, hapşırma, gülme, koşma ve ağır kaldırma sırasında gelişen stres tipi idrar kaçırmanın cerrahi tedavisinde değerlendirilebilen orta üretra askı yöntemlerinden biridir. Bununla birlikte her idrar kaçırma türünün tedavisi değildir ve yalnızca “idrar kaçırıyorum” şikâyetine dayanarak uygulanmamalıdır.
Sıkışma tipi idrar kaçırmada temel problem ve tedavi yaklaşımı farklıdır. Karma tip idrar kaçırmada ise stres ve sıkışma belirtilerinin hangisinin daha baskın olduğu değerlendirilmelidir. Bu nedenle ameliyat öncesinde ayrıntılı öykü, pelvik muayene ve gerekli hastalarda idrar tahlili, işeme sonrası kalan idrar ölçümü veya ürodinamik inceleme gibi değerlendirmeler yapılabilir.
Stres tipi idrar kaçırmada öncelikle doğru şekilde planlanmış pelvik taban kas eğitimi ve yaşam tarzı yaklaşımları değerlendirilmelidir. Bunlardan yeterli fayda görülmez ve kaçırma kişinin yaşam kalitesini belirgin biçimde etkilerse TOT dahil cerrahi seçenekler görüşülebilir.
TOT ameliyatında kullanılan sentetik askı kalıcıdır. Kanama, enfeksiyon ve işeme güçlüğünün yanı sıra kasık-uyluk ağrısı, yeni sıkışma belirtileri, vajinal mesh açığa çıkması, cinsel ilişkide ağrı ve nadiren ek cerrahi gereksinimi gibi kısa veya uzun dönem sorunlar gelişebilir. Bu nedenle operasyon yalnızca başarı olasılığıyla değil, komplikasyonları ve alternatifleriyle birlikte değerlendirilmelidir.
Güncel yaklaşımda TOT bütün hastalar için otomatik ilk cerrahi seçenek olarak görülmemektedir. Retropubik orta üretra askısı, kişinin kendi dokusuyla gerçekleştirilen askılar, kolposüspansiyon ve farklı tedavi seçeneklerinin yararları ve riskleri hastayla birlikte değerlendirilmelidir.
TOT ameliyatında doğru hedef yalnızca “idrar kaçırmayı durdurmak” değil; kişinin idrar kaçırma tipine, anatomik özelliklerine, risklerine ve beklentilerine en uygun tedaviyi seçerek uzun dönem yaşam kalitesini iyileştirmektir.
Önemli Not: Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez. Detaylı bilgi ve kişisel sağlık değerlendirmesi için mutlaka bir sağlık profesyoneline başvurmalısınız.
Bu makale Batı Anadolu Central Hospital Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.
Son Güncelleme: Ekim 2026