Obezite rahatsızlığının özellikle son yıllarda aşırı artması sebebiyle tüp mide ameliyatı en çok uygulanan ameliyat yöntemidir. Tüp mide ameliyatı, midenin cerrahi bir işlemle tüp (boru) haline getirilmesi işlemidir. Ameliyat, kısıtlayıcı özellik yanında hormonal etkiye de sahiptir. Hormonlar devre dışı kaldığında, ameliyat sonrasında açlık hissi baskılanmış olur.
Tüp mide ameliyatı öncelikle obezite tedavisidir. Tip 2 diyabet gibi obeziteye bağlı oluşan hastalıklar bu operasyon sayesinde yüksek fayda görür. Tüp mide ameliyatı, laparoskopik olarak isimlendirilen kapalı yöntemlerle karın içine 5 ve 10 mm’lik minik deliklerden kamera ve cerrahi aletlerle girilerek genel anestezi altında yapılır. Damarlanma ve kanama önlemleri alındıktan sonra mide özel aletlerle kesilir. İşlemin sonunda ameliyat başında yerleştirilen kalibrasyon tüpü çıkarılır.
Ameliyat sonrasında hastalar hemen yürüyebilirler. Ameliyat sonrası beslenme düzeni ilk ay çok önemlidir. Çorba gibi sıvı gıdalardan katı gıdalara basamaklı olarak geçiş yapılır. Ameliyat kapalı uygulanır. Bu cerrahi yöntemde açılan deliklerin sayısında farklılık olsa da küçük bir iz kalır; ancak estetik olarak sorun yaratmaz. Tüp mide ameliyatı sonrasında oluşacak olan ağrı kişiden kişiye değişir. Ağrı hissetme ve ağrının oranı hastanın ağrı eşiğine göre değişebilmektedir.