Türkiye'de çocuk diş sağlığına ilişkin yapılan son araştırmalar endişe verici sonuçlar ortaya koyuyor. Çocukların %70'inde en az bir diş çürüğü tespit edilirken, pedodontistler erken yaşta başlayan doğru alışkanlıkların hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. Uzmanlar, anne babaların en sık yaptığı hataları, doğru diş bakımı yöntemlerini ve beslenme alışkanlıklarının diş sağlığı üzerindeki etkilerini detaylı olarak açıkladı.
Çocuk diş hekimleri, diş bakımının ilk dişin çıkmasını beklemeden başlaması gerektiğini özellikle vurguluyor. Yenidoğan döneminden itibaren uygulanan doğru ağız hijyeni alışkanlıkları, ileride oluşabilecek ciddi problemlerin önüne geçiyor. Pedodontistler, birçok ailenin bu konuda yeterli bilgiye sahip olmadığını ve genellikle ilk dişin çıkmasını beklediklerini belirtiyor. Oysa ağız sağlığının temelleri daha bebek döneminde atılıyor.
Uzmanlar, "İlk diş genellikle 6. ayda çıkar, ancak diş bakımı daha önce başlamalıdır. Her emzirme veya biberon sonrası temiz, nemli bir bezle yapılan dişeti temizliği, ağız florasının sağlıklı gelişimi için kritik öneme sahiptir. Bu basit uygulama, bakterilerin ağız içinde çoğalmasını önleyerek hem dişeti sağlığını korur hem de bebeği ileride yapılacak diş fırçalamaya alıştırır" şeklinde açıklama yapıyor. Ayrıca, ilk dişin çıkmasıyla birlikte düzenli diş hekimi kontrollerinin başlaması gerektiği, böylece olası sorunların erken teşhis edilebileceği ifade ediliyor.
Çocuk diş hekimlerinin son dönemde en sık karşılaştığı problemlerden biri "biberon çürüğü" olarak bilinen durum. Özellikle bebeklerin gece şekerli içeceklerle, meyve suları ile veya formüla süt ile uyutulması, ön dişlerde hızlı ve yaygın çürümeye neden oluyor. Bu durum, sadece estetik bir problem olmanın ötesinde, çocuğun beslenme alışkanlıklarını, konuşma gelişimini ve kalıcı dişlerin sağlıklı çıkışını olumsuz etkiliyor.
Pedodontistler, biberon çürüğünün oluşum mekanizmasını şöyle açıklıyor: "Bebek uyurken tükürük salgısı azalır ve ağızdaki şekerli sıvı uzun süre dişler üzerinde kalır. Bu durum, bakterilerin asit üretmesi için ideal bir ortam oluşturur ve özellikle ön dişlerde ciddi hasar meydana gelir. Birçok aile, bebeğini rahatlatmak veya uyutmak için bu yönteme başvuruyor ancak sonuçları çok ağır olabiliyor. 18 aylık bir bebekte bile ileri derecede çürük görmek artık sık karşılaşılan bir durum."
Uzmanlar, bebekler için birkaç kritik öneri sunuyor. İlk olarak, bebekler hiçbir zaman şekerli içecek, meyve suyu veya formüla süt ile uyutulmamalı. Eğer bebek biberonla rahatlatılacaksa, içinde sadece su bulunmalı. İkinci olarak, ilk yaşgünü öncesi mutlaka bir diş hekimi kontrolü yapılmalı ve ebeveynler doğru bakım teknikleri konusunda bilgilendirilmeli. Üçüncü olarak, 6 aylıktan itibaren yumuşak, bebek diş fırçası kullanımına başlanmalı ve pirinç tanesi büyüklüğünde florürlü diş macunu ile günde iki kez fırçalama yapılmalı.
Çocuklarda diş fırçalama alışkanlığının yaşa uygun şekilde geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Pedodontistler, her yaş grubunun kendine özgü ihtiyaçları olduğunu ve ebeveynlerin bu farklılıkları bilmesi gerektiğini belirtiyor.
1-3 yaş arasındaki çocuklar için ebeveyn gözetimi şart. Bu dönemde çocuklar henüz diş fırçalamayı tam olarak öğrenemeyecekleri için, ebeveynlerin aktif rol alması gerekiyor. Uzmanlar, günde iki kez, sabah ve gece yatmadan önce yumuşak fırça ile dairesel hareketlerle fırçalama yapılmasını öneriyor. Kullanılacak diş macunu miktarı nohut büyüklüğünde olmalı ve florürlü macunlar tercih edilmeli. Bu yaş grubundaki çocuklar için fırçalamayı eğlenceli hale getirmek önemli; şarkılar söylemek, oyunlar oynamak veya çocuğun sevdiği karakterlerin bulunduğu diş fırçaları kullanmak alışkanlık oluşturmayı kolaylaştırıyor.
3-6 yaş arasında çocuklar kendi başlarına fırçalamaya başlayabilir, ancak ebeveyn kontrolü hala çok önemli. Pedodontistler, bu dönemde çocukların motor becerilerinin gelişmekte olduğunu, bu nedenle doğru tekniği tam olarak uygulayamayabileceklerini söylüyor. "Çocuğa önce kendisi fırçalama şansı verin, ardından ebeveyn olarak siz kontrol edip eksik kalan bölgeleri temizleyin" tavsiyesinde bulunan uzmanlar, oyunlaştırma tekniklerinin bu yaşta çok etkili olduğunu belirtiyor. Özellikle fırçalama için zaman tutmak (2 dakika), müzikli diş fırçaları kullanmak veya aile bireylerinin birlikte fırçalaması, çocuğun motivasyonunu artırıyor.
6 yaş ve üzerindeki çocuklarda kalıcı dişler çıkmaya başladığı için diş bakımı daha da kritik hale geliyor. Bu dönemde diş ipi kullanımı öğretilmeli ve 6 ayda bir düzenli diş hekimi kontrolü mutlaka yapılmalı. Uzmanlar, özellikle ilk kalıcı azı dişlerinin (6 yaş dişleri) çıkışına dikkat edilmesi gerektiğini, bu dişlerin çürümeye en yatkın dişler olduğunu vurguluyor. Fissür örtücü uygulamaları ile bu dişler korunabilir ve çürük riski önemli ölçüde azaltılabilir.
Çocuk diş hekimleri, beslenme alışkanlıklarının diş sağlığı üzerindeki etkisinin çok büyük olduğunu özellikle vurguluyor. Şekerli atıştırmalıklar, gazlı içecekler ve yapışkan gıdalar, çocuk diş çürüklerinin başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Yapılan araştırmalar, özellikle öğünler arası sık sık tüketilen şekerli gıdaların, ağızda asit oluşumunu sürekli artırarak dişlere zarar verdiğini gösteriyor.
Uzmanlar, "Lokum, bonbon, çikolata gibi yapışkan şekerli gıdalar dişlerde uzun süre kalarak bakterilere sürekli besin sağlıyor. Gazlı içecekler ise hem şeker hem de asit içeriği nedeniyle çift yönlü hasar veriyor. Birçok ebeveyn, meyve sularının sağlıklı olduğunu düşünerek çocuklarına sınırsız izin veriyor, ancak meyve suları da yüksek şeker içeriği ve asidik yapısı nedeniyle diş çürüklerine yol açabiliyor" şeklinde açıklama yapıyor.
Diş dostu atıştırmalıklar arasında taze sebze ve meyveler öne çıkıyor. Özellikle elma, havuç ve salatalık gibi sert yapılı sebze ve meyveler, çiğneme sırasında dişleri temizleyici etki yapıyor ve tükürük salgısını artırarak ağzın doğal savunma mekanizmasını güçlendiriyor. Süt ve süt ürünleri, özellikle peynir ve yoğurt, kalsiyum ve fosfor içeriği sayesinde diş minesini güçlendiriyor. Kuruyemişler, fıstık ve badem gibi seçenekler de protein ve mineral açısından zengin, şeker içermeyen sağlıklı atıştırmalıklar olarak öneriliyor. En önemlisi ise su tüketiminin artırılması; gazlı ve şekerli içeceklerin yerine suyun tercih edilmesi, hem genel sağlık hem de diş sağlığı açısından kritik önem taşıyor.
Pedodontistler, 6 ayda bir yapılacak rutin diş hekimi kontrollerinin erken teşhis için vazgeçilmez olduğunu belirtiyor. Erken dönemde tespit edilen küçük çürükler, minimal müdahale ile tedavi edilebiliyor ve çocukların diş hekimi korkusu yaşaması önleniyor. Uzmanlar, Türkiye'de ailelerinçoğunun genellikle ağrı başladıktan sonra diş hekimine başvurduğunu, oysa bu durumda tedavinin çok daha kapsamlı ve travmatik olduğunu söylüyor.
"Çocukların ilk diş hekimi deneyimi olumlu olmalıdır. Bu nedenle herhangi bir ağrı veya problem oluşmadan, sadece rutin kontrol amaçlı başlamak çok önemlidir. İlk ziyaret genellikle tanışma ve alışma amaçlıdır; çocuk kliniği tanır, diş hekimini tanır ve korkularını yener. Bu erken dönem ziyaretleri, ileride yapılacak tedavileri çok daha kolay hale getirir" diyen uzmanlar, Türkiye'de çocuk diş sağlığı konusunda farkındalığın artması gerektiğini vurguluyor.
Son yıllarda pedodonti kliniklerinde çocuk dostu yaklaşımlar geliştiriliyor. Renkli ve eğlenceli klinik tasarımları, oyun odaları, çizgi film izleme imkanları ve ödüllendirme sistemleri ile çocuklar diş hekimi korkusunu yeniyor. Uzmanlar, ebeveynlerin de bu süreçte doğru tutum sergilemesi gerektiğini, diş hekimini "ceza" olarak kullanmamaları ve kendi korkularını çocuğa yansıtmamaları gerektiğini özellikle belirtiyor.
Önemli Not: Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez. Detaylı bilgi için mutlaka bir uzmana başvurmalısınız.
Bu makale Batı Anadolu Central Hospital Web ve Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.
Son Güncelleme: Ocak 2026